LANCES in Turkish translation

['lɑːnsiz]
['lɑːnsiz]
mızraklarınızın
spear
lance
trident
javelin
pike
mızrak
spear
lance
trident
javelin
pike
mızrakları
spear
lance
trident
javelin
pike
mızraklardan
spear
lance
trident
javelin
pike

Examples of using Lances in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did you see the lances in his back?
Sırtındaki zıpkınları gördünüz mü?
Your friends, your boyfriend, all the Lances.
Arkadaşların, erkek arkadaşın, tüm Lanceler.
My lances.
Benim zıpkınlarım.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
İnananlar, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı avlarla ALLAH sizi sınayacak ki yalnızken de kendisinden korkanları ALLAH ayırsın.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
Ey inananlar, Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla dener ki, gizlide kendisiden kimin korktuğunu bilsin görmeden Alaha inanıp Ondan korkanlar ortaya çıksın.
We have pikes for 2,000 footmen, lances for 1,000 horse, bows for 1,500 bowmen- if we can
Piyade askerler için 2000 mızrağımız, atlı askerler için 1000 mızrak, okcu askerler için 1500 yay ımız var Tabii
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
Ey iman sahipleri! Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği av türünden bir şeyle mutlaka deneyecektir ki, gözün fark edemediği alanlarda Ondan kim korkuyor bilsin.
But in case you would rather not… these are High Guard force lances, and that's a Nietzschean.
Fakat önerimi ciddiye almazsanız diye söylüyorum bunlar sistem muhafızlığı güç mızrakları ve o bir Nietzschean.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla dener ki, gizlide kendisinden korkanları meydana çıkarsın.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
Ey iman edenler, Allah görünmezlikte( gaybte) Kendisinden kimin korktuğunu ortaya çıkarmak için ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği avdan bir şeyle andolsun sizi deneyecektir.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
Ey İnananlar! Gıyabında Kendisinden, kimin korktuğunu ortaya koymak için,( ihramlıyken) elinizin ve mızraklarınızın ulaştığı avdan bir şeyle Allah and olsun ki sizi dener.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
Ey inananlar, Allah, onu görmeksizin de kendisinden korkan kişiyi ayırt etmek için ellerinizin ulaşabileceği, mızraklarınızın yetişebileceği avları avlanma hususunda sizi sınayacak mutlaka.
If we can keep these bandits where they are now, we shall soon have enough lances to engage them.
Yakında onlarla mücadele edecek yeterince mızrağımız olacak. O haydutları oldukları yerde tutamazsak.
The Avars had mounted archers with composite bows that could double as heavy cavalry with lances.
Avarlar, mızraklarla birlikte ağır süvari olarak ikiye katlanabilen çeşitli yayları okçulara vermişlerdi.
sword and one or more lances.
daha fazla mızraktan oluşurdu.
cut themselves in their way with knives and lances, until the blood gushed out on them.
Adetleri uyarınca, kılıç ve mızraklarla kanlarını akıtıncaya dek bedenlerini yaraladılar.
We shall soon have enough lances to engage them. If we can keep these bandits where they are now.
Yakında onlarla mücadele edecek yeterince mızrağımız olacak. O haydutları oldukları yerde tutamazsak.
O you who believe! Allah will certainly try you in respect of some game which your hands and your lances can reach,
İnananlar, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı avlarla ALLAH sizi sınayacak ki yalnızken de kendisinden korkanları ALLAH ayırsın.
Allah doth but make a trial of you in a little matter of game well within reach of game well within reach of your hands and your lances, that He may test who feareth him unseen:
Gıyabında Kendisinden, kimin korktuğunu ortaya koymak için,( ihramlıyken) elinizin ve mızraklarınızın ulaştığı avdan bir şeyle Allah and olsun ki sizi dener.
Allah shall surely prove you with aught of the chases which your hands and your lances may reach,
Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği av türünden bir şeyle mutlaka deneyecektir
Results: 61, Time: 0.0989

Top dictionary queries

English - Turkish