LEARN in Turkish translation

[l3ːn]
[l3ːn]
öğrenmek
to know
to learn
to find out
öğrenin
find out
learn
see
ders
lesson
class
lecture
course
learn
teach
study
period
tutor
subject
öğren
to know
to learn
to find out
öğrenmen
to know
to learn
to find out
öğrenmelisin
to know
to learn
to find out

Examples of using Learn in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
To help Wallace learn this new skill. We should concoct some simulations.
Wallaceın bu yeni beceriyi… öğrenmesine yardım etmek için birkaç simülasyon hazırlamalıyız.
You have helped me learn some rudimentary science. DNA, for one.
Temel fen öğrenmeme yardım ettin. Birisi DNA.
You could learn a little something about holding back.
Kendini tutmayı öğrenmeyi deneyebilirsin.
No. We can all learn a great deal from Marsha.- Bitch.
Marshadan birçok şey öğrendik.- Kancık.- Hayır.
I think you would better stay in your room and learn embroidery, like a mortal woman.
Nakış öğrensen daha iyi olur. Fani bir kadın gibi odanda kalıp.
Um. You're going to make me learn, aren't you?
Um. Öğrenmemi sağlayacaksın, değil mi?
Um. You're going to make me learn, aren't you?
Öğrenmemi sağlayacaksın, değil mi? Um?
So now, to get better, I have to learn a new skill.
Yeni bir maharet öğrenmeliyim. Şimdiyse daha iyi olabilmek için.
But I really wanna learn.
Ama öğrenmeyi çok.
Maybe pete learn ed something and cam e back to tell us.
Belki bir şey öğrenmiş ve dikkat etmemiz gereken canavarı söylemeye geliyordu.
Someone's making me learn.
Biri öğrenmemi istiyor.
The living and the dead. We must all learn to live together.
Hepimiz birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz… yaşayanlar ve ölüler.
The living and the dead. We must all learn to live together.
Yaşamayı öğrenmeliyiz… yaşayanlar ve ölüler. Hepimiz birlikte.
You learn before or after?
Öncesinde mi öğrendin sonrasında mı?
Learn all that at university, did ya?
Bunların hepsini üniversitede öğrendin, değil mi,?
Learn all that at university, did ya, before you dropped out?
Bunların hepsini üniversitede öğrendin, değil mi,… atılmadan önce?
Its about losing an opportunity to talk with and learn from living, breathing Ancients.
Yaşayan Kadimlerden öğrenme fırsatını kaçırmakla alakalı bu.
To the standards and laws of civilized society. Young people must learn to conform.
Standartlarına ve kurallarına uymayı öğrenmeli. Gençler medeni bir toplumun.
What's wrong? He's new, let him learn.
Bu yeni, öğrenmesine izin ver. Ne oldu?
I wanted to fight. He told me, learn to fly.
Bana uçmayı öğrenmemi söyledi. Savaşmak istiyordum.
Results: 6900, Time: 0.1123

Top dictionary queries

English - Turkish