LITERARY in Turkish translation

['litərəri]
['litərəri]
edebiyat
literature
literary
english
lit
literacy
edebî
literary
literary
edebi
literary
yazınsal
summer
write
type
put
in the summertime
your article
edebiyatçı
literature
literary
english
lit
literacy
edebiyatı
literature
literary
english
lit
literacy
edebiyatını
literature
literary
english
lit
literacy
yazın
summer
write
type
put
in the summertime
your article

Examples of using Literary in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A French literary rock star.
Fransız edebiyatının rock yıldızı.
Fordham. Are you a… literary man, mister.
Edebiyatla… Fordham. ilgilenen biri misiniz, bay.
You sure he's safe with that literary has-been?
O modası geçmiş edebiyatçının yanında güvende olacağından emin misin?
A French literary rock star.-Albert Camus.
Albert Camus.- Fransız edebiyatının rock yıldızı.
Albert Camus. A French literary rock star.
Albert Camus.- Fransız edebiyatının rock yıldızı.
At school, we had several literary professors, but that was quite different.
Okulda bazı yazar profesörler vardı ama o farklı.
A literary wife who makes brownies.
Brownie yapan bir edebiyatçı eş.
I don't often meet one of Miles' literary friends.
Milesın yazar arkadaşlarıyla pek sık karşılaşmıyorum.
A jury of writers and literary critics will evaluate the submitted works.
Sunulan çalışmalar, yazarlardan ve edebiyat( yazın) eleştirmenlerinden oluşacak bir jüri tarafından değerlendirilecek.
But no such thing like literary old.
Yaşlılar Edebiyatı diye birşey yok.
As a famed literary liar once told Oprah, memory is subjective.
Ün yapmış yalancı bir yazar bir keresinde Oprahta hatıralar özneldir demişti.
I don't often meet one of miles' literary friends. how exciting.
Milesın yazar arkadaşlarıyla pek sık karşılaşmıyorum. Ne güzel.
Jimmy. This is the literary life?
Jimmy. Yazarlık yaşamı bu ha?
About the literary activities of juana.
Geli̇ni̇ juana inési̇n edebi̇ çalişmalarindan endi̇şeleni̇yor.
Basic literary triangle.
Temel ebedi üçgen.
A prisoner. There's no secret literary societies for me.
Katılabileceğim bir gizli edebiyat topluluğu yok. Tutsağım.
A prisoner. There's no secret literary societies for me.
Tutsağım. Katılabileceğim bir gizli edebiyat topluluğu yok.
Cliché.- Literary?
Edebi mi? Klişe?
Cliché. How positively… Literary?
Edebi mi? Klişe?
Literary? Cliché.
Edebi mi? Klişe.
Results: 912, Time: 0.0896

Top dictionary queries

English - Turkish