MAGAZINES in Turkish translation

[ˌmægə'ziːnz]
[ˌmægə'ziːnz]
dergi
magazine
journal
publication
magazini
magazine
tabloid
gossip
şarjör
clip
magazine
mags
mag
rounds
klip
cartridge
dergileri
magazine
journal
publication
dergilere
magazine
journal
publication
dergilerde
magazine
journal
publication
dergilerim
magazin
magazine
tabloid
gossip
magazinler
magazine
tabloid
gossip
şarjörü
clip
magazine
mags
mag
rounds
klip
cartridge

Examples of using Magazines in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What kind of papers and magazines?
Ne tür gazeteler ve magazinler?
M4 carbines and 50 magazines.
On tane M4 tüfeği ve elli şarjör.
Lots Of Magazines Do This.
Bir çok magazin bunu yapıyor.
I got other fashion magazines for sale behind the counter.
Tezgahın arkasında diğer moda dergilerim var.
Newspapers, magazines, television.
Gazetelere, dergilere, televizyona.
Helmets, ammunition, magazines.
Kask, mühimmat, şarjör.
I had my comic books and pulp magazines.
Çizgi romanlarım ve ucuz dergilerim vardı.
I read the magazines I write for.
Yazmama yardımcı olması için, magazin okurum.
HE rounds.- I need a couple more magazines.
Bombalı mermi.- Birkaç şarjör daha lazım.
You mean the dirty magazines. Wait, where are all my magazines?
Pis dergilerini diyorsun.- Dergilerim nerede?
She works for some ladies' magazines.
Şu an Ladys Magazin için yazıyor.
When I was a kid, I just had the detective magazines.
Ben çocukken dedektif dergilerim vardı.
Oh, my God. That's where all my magazines went.
Tanrım. Bütün dergilerim oraya gidiyordu.
I got my coffee, magazines.
Kahvem ve okuyacak dergilerim var.
These fashion magazines are very old.
Dergileriniz çok eskimiş.
Can't we just keep doing magazines?
Dergilerle devam etsek olmaz mı?
We got trashy magazines.
Dandik dergilerimiz var.
I read that once in one of my sister's magazines.
Bunu ablamın dergilerinden birinde okumuştum.
Pictures of the body fill our high streets, our magazines, our television screens.
Vücut resimleri anacaddelerimizi, dergilerimizi ve televizyon ekranlarını kaplıyor.
No, I want my neighbor to stop stealing my magazines.
Hayır, komşumun dergilerimi çalmayı bırakmasını istiyorum.
Results: 2004, Time: 0.0678

Top dictionary queries

English - Turkish