MAGNET in Turkish translation

['mægnit]
['mægnit]
manyetik
magnetic
mag
electromagnetic
magnetically
mıknatısla
mıknatısısın
magnet
magneti
magnetin
magnete

Examples of using Magnet in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I put the 20 bucks under the magnet if you want to order a pizza.
Magnetin altına pizza sipariş etmek stersin diye 20lik koydum.
You're a trouble magnet.
Sen bir bela mıknatısısın.
Get the commemorative refrigerator magnet. Only the first 500 customers.
İlk 500 müşteriye hatıra olsun diye buzdolabı magneti hediye ediyorlar.
Yeah, I actually need a magnet.
Evet, aslında magnete ihtiyacım var.
You, my friend, are a total pussy magnet.
Sen arkadaşım, tam bir amcık mıknatısısın.
Maybe get a little crazy, buy a St. Louis magnet for the fridge?
Belki St. Louis buzdolabı magneti alacak kadar çılgınlaşırız?
So you're a bearded guy magnet.
Yani sakallı adam mıknatısısın.
I totally recognize that magnet her mother brought her back from Barcelona.
Annesinin ona Barselonadan getirdiği… şu magneti nerede görsem tanırım.
You are a bullet magnet, Dwight.
Sen bir kurşun mıknatısısın, Dwight.
You're barely the size of a refrigerator magnet.
Olsa olsa buzdolabı magneti büyüklüğünde olursun.
Erika, you're fine. You're a guy magnet.
Erika, endişelenme, sen tam bir erkek mıknatısısın.
You're a drama magnet.
Sen bir facia mıknatısısın.
You're a chick magnet.
Tam bir hatun mıknatısısın.
You are a shit magnet.
Sen bir bela mıknatısısın.
You're a demon magnet.
İblis mıknatısısın.
I have a unique gift that allows me to turn my face into a magnet.
Yüzümü mıknatısa dönüştürmemi sağlayan eşsiz bir yeteneğim var.
Now, I can extend this circular magnet, and make whatever track I want.
Şimdi, bu dairesel mıknatısları genişletebilirim ve ona istediğim yolu çizebilirim.
You would better take this TARDIS magnet with you.
Tardis mıknatısını yanında götürmen iyi olur.
You know those magnet words that people make sentences with?
Hani mıknatıslı sözcükler vardır onlarla cümleler kurarsın?
A magnet with calendar.
Mıknatıslı bir takvim.
Results: 871, Time: 0.0664

Top dictionary queries

English - Turkish