MAKING COFFEE in Turkish translation

['meikiŋ 'kɒfi]
['meikiŋ 'kɒfi]
kahve yapmak
making coffee
kahve hazırlıyorsun
kahve yapma
making coffee

Examples of using Making coffee in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And the healing begins with you making coffee.
Ve iyileşme, senin kahve yapmanla başlıyor.
Making drinks, making coffee.
İçki hazırlamak, kahve hazırlamak.
Making coffee… u want?
Kahve yapacağım. Sen de ister misin?
Just making coffee.
Sadece kahve yapıyorduk.
Making coffee.
Kahve yapıyor.
They're gathering acorns and making coffee from them.
Kahve yapmak için meşe palamudu toplarlar.
If you ever need help making coffee, just give me a call.
Eğer kahve yapmak için yardıma ihtiyacın olursa, beni araman yeterli.
Making coffee.
Kahve yapıyordum.
Nobody notices the guy making coffee.
Hiç kimse kahve yapan adama dikkat etmez.
Mom's making coffee.
Annem kahve yapıyor.
Irina's making coffee.
Irina kahve yapıyor.
Making coffee, sorting mail.
Kahve yapıp, gelen postaları düzenlemek.
For work. Making coffee, sorting mail?
Kahve yapıp, mektupları düzenlemek için mi?
Making coffee, sorting mail.-For work?
Kahve yapıp, mektupları düzenlemek için mi?
Making coffee, sorting mail.-For work?
Kahve yapıp postaları düzelttiğin işin için mi?
Making coffee, sorting mail.-For work?
Kahve yapıp posta düzenlemek için mi?
For work. Making coffee, sorting mail?
Kahve yapıp posta düzenlemek için mi?
Okay. Well, good luck making coffee this morning.
Peki. Sabah kahveni yapmakta başarılar o zaman.
Do you mind making coffee?
Kahve pişirsem, bir sakıncası olur mu?
Making coffee.
Kahve pişiriyorum.
Results: 83, Time: 0.041

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish