MALARIA in Turkish translation

[mə'leəriə]
[mə'leəriə]
sıtma
malaria
fever
antimalarial
ague
malarya
malaria
malaria is very rampant
sıtmaya
malaria
fever
antimalarial
ague
sıtmayı
malaria
fever
antimalarial
ague
sıtmanın
malaria
fever
antimalarial
ague
bir malaria

Examples of using Malaria in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They're suffering from malaria.
Onlar sıtmadan çekiyorlar.
You know, Thai malaria is a real scary thing.
Bilirsin, Tayland Sıtması korkunç ötesi bir şey.
Good. Could be Missouri malaria.
Missouri sıtması olabilir. Güzel.
Drinking water people bathe in? Ruin his life eating beans, fighting malaria.
Hayatını fasulye yiyerek, sıtmayla savaşıp insanların yıkandığı sudan içerek mahvetti.
He's had cerebral malaria.
Beyinsel sıtması varmış.
And their malaria, naturally, kills them.
Haliyle sıtmaları da onları öldürüyor.
What would they die of? Malaria.
Sıtmadan dolayı.- Neden öldüler?
Over one million people die of malaria every year.
Sıtmadan her yıl bir milyon kişi ölüyor.
To help peasants fight malaria. Rural health centres are created.
Sıtmayla savaşta köylülere yardım için… kırsal sağlık merkezleri oluşturuldu.
I told him that your Aunt Ermintrude died of malaria.
Ermintrude teyzen sıtmadan öldü dedim.
Yeah right, romance full of malaria.
Evet doğru. Sıtmayla dolu bir romantizm.
I went and visited the malaria barges with Mama.
Annemle sıtmalıların olduğu mavnalara gittik.
Could be Missouri malaria.
Missouri sıtması olabilir.
Rural health centres are created to help peasants fight malaria.
Sıtmayla savaşta köylülere yardım için kırsal sağlık merkezleri oluşturuldu.
You're having a recurrence of malaria.
Bence senin sıtman yineliyor.
Maybe malaria.
BeIki sıtmadır.
Because he got electrocuted, and today he has malaria!
Çünkü elektrik çarptı ve bugünse sıtması var!
We will die of malaria waiting out here.
Burada bekleyerek sıtmadan ölürüz.
Manny. Remember, as soon as you land, watch out for Malaria.
Unutma Manny, uçaktan iner inmez Malaryaya dikkat et.
He always gets malaria.
Her zaman sıtması vardı.
Results: 551, Time: 0.0812

Top dictionary queries

English - Turkish