MEDIEVAL in Turkish translation

[ˌmedi'iːvl]
[ˌmedi'iːvl]
ortaçağ
medieval
mediaeval
middle ages
mid-century
medieval
orta çağ
medieval
middle ages
mediaeval
orta çağda
medieval
middle ages
mediaeval
kalmaya
to stay
to remain
not
to keep
stick
here
to be
to be left
ortaçağa
medieval
mediaeval
middle ages
mid-century
ortaçağda
medieval
mediaeval
middle ages
mid-century
ortaçağdaki
medieval
mediaeval
middle ages
mid-century
orta çağdakileri
medieval
middle ages
mediaeval
orta çağın
orta çağdan
medieval
middle ages
mediaeval

Examples of using Medieval in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I would have thrashed him. The lord was going to go all medieval.
Lort, Ortaçağa özgü yaşıyor.- Onu döverdim.
So that's why he went medieval on TV.
Bu yüzden televizyonda orta çağa gitti.
He could have gone futuristic, he went medieval.
Çok uçmuş olabilirdi, orta çağa gitti.
Went medieval on his ass to send a message. I got pissed.
Bir mesaj göndermek için ortaçağa gitmelisin. Kızdım.
I got pissed. Went medieval on his ass to send a message.
Bir mesaj göndermek için ortaçağa gitmelisin. Kızdım.
Very medieval. look.
Bak şuna. Ortaçağa özgü.
I found there's an almost medieval prejudice against the survivors of mental illness.
Akıl hastalığından kurtulanlara karşı neredeyse ortaçağlı bir ön yargı bulunuyor çevrede.
There, everything is medieval, the plow.
Burada herşey ortaçağca, saban vb.
Medieval theologians reinterpreted those passages to be about a single monstrous enemy.
Orta çağdaki ilahiyatçılar, o metinleri tek, canavar bir düşman olarak yorumladılar.
The kind of things you read about in medieval manuscripts.
Ancak Ortaçağı elyazmalarında okuyabiliceğiniz türde şeyler.
The partizans were medieval weapons.
Şövalyeler ortaçağın tankları idi.
You don't cauterize a paper cut with a crazy, medieval blowtorch.
Ortaçağdan kalma pürmüzle kağıt kesiğini dağlayamazsın.
I'm competing with something medieval.
Ortaçağdan birisi ile mukayese ediliyorum.
Almost sort of medieval primal fears came out of the Hilrtgen Forest.
Ortaçağdan kalma gibi duran karanlık bir yerdi. Hilrtgen Ormanında ilkel korkular açığa çıkıyordu.
Very medieval.
Ortaçağı andırıyor.
This practice becomes much more common in the late medieval period.
Ortaçağın daha geç dönemlerinde yazıya geçirilmiştir.
Yet our courts continue to rely on medieval devices of torture.
Ortaçağın işkence aletlerini kullanıyor. Buna rağmen bizim mahkemelerimiz.
Is that a truck tire? Very medieval.
Çok ortaçağcıydı. O bir kamyon tekerleği mi?
But I'm a romantic. They look a bit medieval.
Onlar biraz ortaçağı anımsatıyorlar… ama ben romantik biriyim.
They look a bit medieval, but I'm a romantic.
Onlar biraz ortaçağı anımsatıyorlar… ama ben romantik biriyim.
Results: 1227, Time: 0.0542

Top dictionary queries

English - Turkish