MELTED in Turkish translation

['meltid]
['meltid]
erimiş
melt
to be melded
eritti
melt
to break
dissolving
eriten
melted
dissolves
eridi
melt
to be melded
eritilmiş
melt
to be melded
erimişti
melt
to be melded
erittiğini
melt
to break
dissolving
eritmiş
melt
to break
dissolving
erittik
melt
to break
dissolving
eriyik
molten
melted

Examples of using Melted in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Especially this pleather vest that melted onto me after I fell asleep at a beach.
Özellikle bu plastik deri yelek… plajda uykuya daldıktan sonra üzerimde erimişti.
The most violent impacts vaporized the oceans and even melted the surface rock.
En şiddetli çarpışmalar okyanusları buharlaştırdı ve hatta yüzeydeki kayaları bile eritti.
Music should only be listened to on melted and then pressed vinyl discs.
Müzik sadece eritilmiş ve sonra sıkıştırılmış vinil plaklarda dinlenmeli.
And one of them melted the fence with his hand.
Bir tanesi elleriyle çiti eritmiş.
I think we melted him.
Sanırım onu erittik.
Awax bust was put under hair dryers andjust melted.
Awax büstü saç kurutma makinelerinin altına kondu ve erimişti.
The oceanic patterns changed… and the polar ice melted. The temperature was rising.
Sıcaklıklar arttı… okyanuslar değişime uğradı… ve kutup buzulları eridi.
What?- I said"The Melted Butter… I can't hear you.
Ne?-'' Eritilmiş Tereyağı…'' dedim.
Taylor Townsend. The fast-talking Eve Harrington who melted Ryan Atwood's heart.
Taylor Townsend, Ryanın kalbini eritmiş hızlı konuşan Eve Harrington.
We melted her.
Demek onu sıvılaştırdınız. Onu erittik.
It kind of melted to his hand.
Adeta elinde erimişti.
especially since our speedometer's melted.
hız göstergemiz eridi.
Bringing to mind that old Arabian proverb… Who melted his heart!
Şu eski Arap atasözünü akla getirircesine… kalbini eritti!
What? I can't hear you.- I said"The Melted Butter.
Ne?-'' Eritilmiş Tereyağı…'' dedim.
You liquidated her? We melted her.
Demek onu sıvılaştırdınız. Onu erittik.
He sort of melted from the inside after he gave himself one of Dr.
Dr. Chakrabartinin ilaçlarından birini aldıktan sonra erimişti.
After soaring higher and higher… the sun melted the wax from his wings.
Ve nihayet… güneş kanatlarındaki bal mumunu eritmiş.
Especially since our speedometer's melted. You would know better than us.
Siz daha iyi bilirsiniz çünkü hız göstergemiz eridi.
At 8:00, the sprinklers kicked on and melted the blocks of salt.
Saat 8:00de, fıskiyeler çalıştı Ve tuz bloklarını eritti.
It's stuffed with the melted dry ricotta.
Eritilmiş kuru'' ricotta'' ile doldurmuşlar.
Results: 859, Time: 0.0684

Top dictionary queries

English - Turkish