MIN in Turkish translation

[miːn]
[miːn]
dakika
minute
wait
moment
second
mini
miniature
little
min
toaster
putt-putt
low-cut
min
you
it
right
is
did
huh
not
really
mind
min
min tae gu
minin
you
it
right
is
did
huh
not
really
dakikada
minute
wait
moment
second
dakikaya
minute
wait
moment
second
do min

Examples of using Min in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
One suicide attempt every 40 min, but only 20% success.
Her 40 dakikada 1 intihar teşebbüsü oluyormuş ama sadece% 20 başarı oranı var.
The event Ms. Min planned is generating a good response.
Bayan Minin planladığı etkinlik olumlu tepkiler aldı.
Later.- Did you see Mrs. Min or Dr. Yang?
Bayan Mini veya Doktor Yangı gördün mü? Daha sonra?
They will be reach 10 miles of Yeonpyeong Island in 5 min.
Onlar 5 dakika içinde Yeonpyeong Adası 10 mil ulaşmak olacak.
This swimming pool and Oh Min Ji. What are they?
Neymiş onlar? Yüzme havuzu ve Oh Min Ji?
Mindy, I'm sorry. Is there a problem, Min?
Mindy!- Bir sorun mu var, Mind? Üzgünüm!
Two min-- he's coming.
Dakikaya-- geliyor dostum.
I will expect tactical updates every 20 min.
Her 20 dakikada bir, taktik güncellemeleri istiyorum.
Tell me what Ms. Min ordered you to do.
Bayan Minin size verdiği talimatı söyleyin bana.
I'm waiting for Min here.
Mini burada bekliyorum.
I didn't catch his number… 17 min, 25 sec!
Numarasını göremedim… 17 dakika 25 saniye!
Mindy, I'm sorry. Is there a problem, Min?
Üzgünüm!- Mindy!- Bir sorun mu var, Mind?
As you know, Min is such a brilliant human being.
Senin de bildiğin gibi, Min çok zeki bir insandır.
Steve, your cab is coming in 5 min.
Steve, araba 5 dakikaya geliyor.
But why did you propose Miss Min as deputy director despite not liking it?
Müdür yardımcısı olmasını teklif ettin? Ama onu sevmemene rağmen neden Bayan Minin.
I will save Min with my own hands!
Mini kendi ellerimle kurtaracağım!
Although three busses and a 45 min commute is not making it easy.
Gerçi, 3 otobüs değiştirip, 45 dakika yol gitmek bunu pek kolaylaştırmayacak.
Hey, Marcus. Hey, Min.
Hey, Marcus, naber?- Hey, Mind.
It was also adapted as a 120 min film.
Ancak sinema versiyonu için 120 dakikaya kadar indirildi.
Empty the ashes 1 both 2, aerate all 12 min.
Tur sonunda külleri temizleyin ve 12 dakikada bir havalandırın.
Results: 395, Time: 0.0763

Top dictionary queries

English - Turkish