MORALLY in Turkish translation

['mɒrəli]
['mɒrəli]
ahlaken
morally
ethically
etik olarak
ethically
morally
manevi açıdan
ahlâken
morally
ethically
ahlakî açıdan
ahlaka göre
moralman

Examples of using Morally in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Once sufficiently influenced by the Germans, morally and culturally, they attacked the Germans.
Almanlardan ahlaki ve kulturel olarak, yeterince etkilendiklerinde Almanlara saldirdilar.
Morally. I said morally..
Manevi olarak dedim.
What you're doing is morally wrong!
Yaptığın moral olarak yanlış!
Unqualified shrink. He thinks I need help, morally.
Moral olarak yardımıma ihtiyacı olduğunu düşünüyor.
This is morally and legally wrong!
Bu ahlâki ve yasal olarak yanlış!
You think because the peasants are poor, they're morally superior.
Köylüler yoksul oldukları için manevi olarak daha üstün olduklarını söylüyorsun.
I have nothing against you, legally, morally or personally.
Hukuki, ahlaki veya kişisel aleyhime hiçbir şeyim yok.
How anyone can stoop so low morally!
Ahlaksızca alçalabilir…! Bir insan nasıl bu kadar!
A judge might even think that what she did was morally right.
Hakim yaptığının ahlaki olarak doğru olduğunu düşünebilir.
It's a big jump from"infidelity is morally wrong" to"do her.
Aldatmakla, sadık olmama ahlaki olarak yanlıştır arasında büyük fark var.
Not only morally. He damaged this blessed institution materially.
Bu kutsal kuruluşa yalnızca manevi olarak değil… maddi olarak da zarar verdi.
Institution materially, not only morally. He damaged this blessed.
Bu kutsal kuruluşa yalnızca manevi olarak değil… maddi olarak da zarar verdi.
I'm off to my next morally questionable activity!
Manevi olarak bir sonraki şüpheli aktivitemiz için hazırım!
Okay. So he would be right morally but not ethically.
Böylece ahlâki olarak doğru ama etik olarak yanlış biri olurdu. Peki.
So he would be right morally but not ethically. Okay.
Böylece ahlâki olarak doğru ama etik olarak yanlış biri olurdu. Peki.
I had you down for intellectually confused, morally conflicted and a political coward.
Zihinsel karışıklığın, ahlaki çatışmaların… politik korkaklığından ötürü seni reddettim.
And a political coward, I had you down for intellectually confused, morally conflicted.
Zihinsel karışıklığın, ahlaki çatışmaların… politik korkaklığından ötürü seni reddettim.
Morally conflicted and a political coward. I had you down for intellectually confused.
Zihinsel karışıklığın, ahlaki çatışmaların… politik korkaklığından ötürü seni reddettim.
You think because the peasants are poor, they're morally superior.
Köylülerin fakir olduğu için ahlakî olarak üstün olduklarını sanıyorsun.
What is morally appropriate in a wartime environment?
Savaş ortamında ahlaken doğru olan nedir?
Results: 415, Time: 0.0434

Top dictionary queries

English - Turkish