MY SIN in Turkish translation

[mai sin]
[mai sin]
benim günahımı
benim günahım
suçum
crime
criminal
felony
fault
offense
guilt
blame
offence
charge

Examples of using My sin in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Indeed I want you to obtain[thereby] my sin and your sin so you will be among the companions of the Fire.
Ben istiyorum ki, sen, hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın;
I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın.
Say,“If I may have fabricated it, then my sin is upon me, and I am unconcerned with your sins.”.
Ey Muhammed De ki:'' Onu ben uydurmuş isem, suçumdan ben sorumlu olacağım, ve sizin işlediğiniz suçlarla da benim bir ilişkim yok.
I promise that as penance for my sin, I shall build you a church. I promise you, God… here, by the dead body of my only child.
Sana söz veriyorum, Tanrım… Yavrumun cesedi başında Ben Sana söz veriyorum… günahıma kefaret olarak bir kilise inşa edeceğim.
Four hundred… Take it all! Just don't denounce my sin, for the love of God!
Tanrı aşkına şehvet günahımdan dolayı beni ihbar etme. Hepsini al!
I said I will confess my transgressions unto the Lord… and Thou forgave us the inequity of my sin.
Dedim ki; suçlarımı Tanrıya itiraf edeceğim,… ve Tanrı günahlarımdan dolayı bizi affetsin.
my last farewell"; Rodolfo: Ah!">tu perdona il fallo mio/"Oh, forgive my sin"; Miller:
tu perdona il fallo mio-'' Oh, benim günahlarımı affet''; Miller:
Who will take away my sins, Cadi Forbes?
Benim günahlarımı kim alacak Cadi Forbes?
As secrets. your sins and my sins.
Öyleyse senin günahlarını da benim günahlarımı da… sır olarak saklayalım.
Therefore, let's keep both… your sins and my sins… as secrets.
Öyleyse senin günahlarını da benim günahlarımı da sır olarak saklayalım.
Remember not my sins, but remember me, by Your mercy.
Benim günahlarımı ve hadsizliklerimi hatırlama, ama tüm merhametinle beni hatırla.
These are my sins.
İşte benim günahlarım.
And that's not the worst of my sins, neither… Preacher.
Üstelik en büyük günahım da bu değil vaiz.
It is the impurity of my sins.
O benim günahlarımın bulanıklığı.
You know nothing of my sins.
Benim günahlarım hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.
Paid the price for my sins.
Paranı benim günahlarım için ödedim.
No one else should have to pay for my sins.
Başka hiç kimse benim günahlarımın bedelini ödememeli.
This is to atone for my sins!
Bu benim günahlarım için bir kefaret!
Christ died for my sins.
İsa benim günahlarım için öldü.
Clark, this is my last chance to atone for my sins.
Clark, bu günahlarımı bağışlatmak için son şansım.
Results: 43, Time: 0.0454

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish