NASIM in Turkish translation

nasim
naseem
nasim
nesim

Examples of using Nasim in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You think the CIA set Nasim up?
Nasimi CIAin mi tuzağa düşürdüğünü düşünüyorsun?
The consul was a man of great service. And Nasim is adored by everyone here.
Konsolos harika bir adamdı ve burada herkes Nasime hayrandı.
My father raised my sister Nasim and me.
Babam, beni ve ablam Nasimi büyüttü.
This is the death certificate of your brother-in-law, Ahmad Nasim.
Bu, kayınbiraderin Ahmad Nasimin ölüm belgesi.
Ahmad Nasim. This is the death certificate of your brother-in-law.
Bu, kayınbiraderin Ahmad Nasimin ölüm belgesi.
We need Nasim to I.D. the guy in the park.
Parktaki adamın kimliğini tespit etmek için Nasime ihtiyacımız var.
Your son, Nasim, helped me with information, what… whatever I needed to do my job.
Oğlun, Nasim, bana işimi yapmam için gerekli olan istihbaratı sağladı.
But Nasim, if you ever tell anyone about me, I will kill your whole family.
Fakat Nasim, eğer benim hakkımda birine birşey söylersen, bütün aileni öldürürüm.
Mr Nasim Marwat has signed a statement denying any knowledge of the mission,
Nasim Marwat, eve dönüş bileti karşılığında, görev hakkında hiçbir
Nasim said there was another American on Chris's mission who wasn't with High Star.
Nasimin söylediğine göre, Chrisin görevinde High Stardan olmayan başka bir Amerikalı daha varmış.
Nasim does wonders!
Nasim mucizeler yaratıyor!
Put Nasim through.
Telefonu Nasime ver.
Nasim Bakhash controls it.
Nasim Bakhash tarafından yönetiliyor.
Nasim Bakhash controls it.
Başında Nasim Bakhash var.
Woman's name is Nasim Shah.
Kadının adı Nasim Shah.
Nasim is a daughter, too.
Nasim de birinin kızı.
But you weren't born Nasim.
Fakat Nasim olarak doğmadın.
Nasim is causing a storm!
Nasim bir fırtına yaratıyor!
I wanted to protect you, Nasim.
Seni korumak istedim, Nasim.
We know where you live, Nasim.
Nerede yaşadığını biliyoruz, Nasim.
Results: 94, Time: 0.0361

Top dictionary queries

English - Turkish