NEVER LIVED in Turkish translation

['nevər livd]
['nevər livd]
asla yaşamadı
hiç yaşamadı
hiç oturmamış

Examples of using Never lived in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And shows him what the town would be like if he would never lived, and it's really bad. And this angel comes along trying to earn his wings.
Sonra kanatlarının hakkını vermeye çalışan bir melek gelip ona… eğer hiç yaşamamış olsa şehrin nasıl bir yer olacağını gösterir.
But my husband did have a child who never lived with us. The truth is,
Bir çocuğumuz vardı, ancak kocam bizimle hiç yaşamadı. Gerçek şu
my husband did have a child who never lived with us.
bir çocuğumuz vardı, ancak kocam bizimle hiç yaşamadı.
Most of the Serbs in Croatia who remained never lived in areas occupied during the Croatian War of Independence.
Hırvatistanda yaşayan Sırpların çoğu Hırvatistan Bağımsızlık Savaşında işgal edilen alanlarda asla yaşamamıştır.
And shows him what the town would be like if he would never lived, And this angel comes along trying to earn his wings and it's really bad.
Sonra kanatlarının hakkını vermeye çalışan bir melek gelip ona… eğer hiç yaşamamış olsa şehrin nasıl bir yer olacağını gösterir.
WE ARE GONNA SELL THIS GUY THE GREATEST HORSE THAT NEVER LIVED.
Bu adama hiç yaşamamış olan dünyanın en iyi atını satacağız.
BUT I NEVER LIVED HERE.
Ama ben burada hiç yaşamadım.
I could just never live there.
Ben orada asla yaşayamam.
Some bears never live.
Bazıları hiç yaşamaz.
It was never living.
Asla canlı değildi ki.
For it could never live elsewhere.
Başka bir yerde asla hayat bulamazdı zaten.
Only I know I could never live without you.
Bildiğim tek şey, sen olmadan asla yaşamayacağım.
But if you let fear stop you. You will never live.
Ama bu korkunun seni durdurmasına izin verirsen asla yaşayamazsın.
Kept thinking I could never live without you by my side, but then… I spent so many nights just thinking how you did me wrong!
Yanımda sen olmadan asla yaşamayacağımı düşünüyordum ama sonra birçok gecemi bana nasıl haksızlık ettiğini düşünerek geçirdim!
She never lived!
Hiç yaşamadı!
It has never lived.
O hiç yaşamadı.
She never lived there.
She never lived there.
Orada asla yaşamamış.
Never lived alone before.
Daha önce hiç yalnız yaşamadım.
You never lived anywhere.
Sen hiç bir yerde yaşamadın.
Results: 3901, Time: 0.0432

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish