NORMAN in Turkish translation

['nɔːmən]
['nɔːmən]

Examples of using Norman in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
His brother owns an army surplus store in Norman.
Kardeşinin Normanda ordu malzemeleri dükkânı var.
Oh, he doesn't know about Norman.
Oh, Normandan haberi yok bile.
He doesn't know about Norman.
Normandan haberi yok bile.
I talk to my brother Stormin' Norman every single night.
Kardeşim Fırtına Normanla her gece konuşuyorum.
We're done with Norman for now.
Şimdilik Normanla işimiz bitti.
At least Norman and I are firm friends.
En azından Normanla sıkı dost olduk.
I hate Jason Norman.
Jason Normandan nefret ediyorum.
Being my janitor protects you from Norman.
Hademeliğimi yapmak seni Normandan koruyor.
I will learn Norman, I will eat seal meat!
Fok balığı yerim! Normanca öğrenirim!
I was just meeting Norman.
Ben de Normanla tanışıyordum.
we are very identical twins, Norman and I.
biz aynı yumurta ikiziyiz, Normanla ben.
Norman, there, does a lot of converting.
Norman çok ikna, koruma yapıyor. Dulwich Piskoposu.
Norman, are you all right?
Norman iyi misin?
Norma and Norman?
Norma ve Norman mı?
It's like a Norman Rockwell painting.
Tıpkı bir Norman Rockwell resmi gibi.
Maybe there's another Danny Briggs in Norman.
Belki de Normandiyalı başka bir Danny Briggs oturuyordur.
A Breton will never work like a Norman or an Alsatian.
Mesela bir Brötonu asla Normandiyalı ya da Alsaslı gibi çalıştıramazsınız.
The sands on these Norman beaches dense enough for tanks?
Tanklar Normandiya sahilinde kuma gömülmez değil mi?
And, Norman.
Bir de Norman.
Norman, this isn't about you.
Norman, Norman, bunun seninle ilgisi yok.
Results: 4043, Time: 0.038

Top dictionary queries

English - Turkish