OLD RECORD in Turkish translation

[əʊld 'rekɔːd]
[əʊld 'rekɔːd]
eski plak
old record
eski rekor
the old record
former record
eski kayıt
eski plağı
old record

Examples of using Old record in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
the amazing 31-year-old freshman set a new N.C.A.A. record… by sacking the quarterback 16 times, shattering the old record of seven.
31 yasindaki oyuncu 16 kere pasciyi devirerek… yeni N.C.a.a. rekoru kirdi, Eski rekor 7 idi.
You? Listen, I was just about to go to this old record store I found out about.
Sen? Ben de tam şu bahsettiğim eski plak satan dükkana gidecektim.
Record… by sacking the quarterback 16 times, shattering the old record of seven.
Yeni N.C.a.a. rekoru kirdi, 16 kere pasciyi devirerek… Eski rekor 7 idi.
I even think I'm gonna break my old record. And this time I'm gonna spike the ball!
Eski rekorumu kıracağımı düşünüyorum… ve bu kez topu yere fırlatacağım!
and broke his old record.
Kellye gidip kendisine ait eski rekoru kırdı.
You expect to take me to your place… play an old record, and then take me to bed?
Beni eski bir plağı çalmak ve sonra da yatağa atmak için evine götürmek istiyorsun?
because me? I crushed my old record in there.
ben içeride eski rekorumu kırdım.
I just sold some old records.
Birkaç eski plak sattım işte.
Dad's old records.
Babamın eski plakları.
His table, sofa, and all his old records.
Masa, kanepe ve bir sürü eski plak.
And discovery means turning over old records and files.
Bu da eski kayıt ve dosyalarımızı onlara teslim etmemiz demek.
In amongst all of my bits and pieces I found these old records.
Onca ıvır zıvırın arasında bu eski plakları buldum.
Your brother's playing my old records at his club.
Kardeşin kulübünde benim eski plaklarımı çalıyor.
And he's got some old records and I think she likes music.
James amcamla tanıştırırım ve eski kayıtlarını dinletirim, sanırım müzikten hoşlanıyor.
Or you just like Captain America or old records or your own apartment.
Kaptan Amerika gibi, eski kayıtlar gibi ya da eski kendi dairen gibi.
But I turned up some old records.
Ama bazı eski kayıtları buldum.
Dug up your old records at St. Mary's Parish.
Azize Mary cemaatinden eski kayıtlarınızı ortaya çıkardık.
I have all my mom's old records.
Annemin bütün eski plaklari bende.
Just take those old records off the shelf I will sit and listen to them by myself.
Eski albümleri raftan indireceğim Ve oturup kendi kendime dinleyeceğim.
I have got some old records and studies that I want to look over.
Eski kayıtlarını ve dosyalarını buldum. Gözden geçirmek istiyorum.
Results: 40, Time: 0.0448

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish