OUR EXISTENCE in Turkish translation

['aʊər ig'zistəns]
['aʊər ig'zistəns]
varlığımızı
entity
asset
presence
creature
wealth
existence
beings
exist
varoluşumuzun
existence
existential
exists
raison
very
varlığımız
entity
asset
presence
creature
wealth
existence
beings
exist
varlığımızın
entity
asset
presence
creature
wealth
existence
beings
exist
varoluşumuz
existence
existential
exists
raison
very
mevcudiyetimizi
presence
entity
existence

Examples of using Our existence in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Given all the elements ofthe known universe and enough time, our existence is inevitable.
Bilinen evrenin bütün unsurlarıyla ve yeterli zamanla varlığımız kaçınılmaz.
given all the elements our existence is inevitable.
yeterli zamanla varlığımız kaçınılmaz.
We're at war, Maeve, fighting for our existence.
Savaştayız Maeve, varlığımız için savaşıyoruz.
You have each doubted our existence.
Her biriniz varlığımızdan şüphe ettiniz.
And I think our existence is incompatible with that preaching.
Bu telkinin varoluşumuzla bağdaşmadığını düşünüyorum.
It's part of the truth of our existence.
Bu, varoluşumuzdaki gerçeğin bir parçası.
We kind of owe our existence to these sorts of events,
Türümüzün varlığını bu çeşit olaylara borçluyuz.
Our existence can only lead to pain.
Varligimiz yalnizca aci getirebilir.
Wait, he's just gonna leave and not acknowledge our existence?
Bir dakika. Bizim varlığımızı bile fark etmeden öylece gidecek mi?
It's a mark that proves our existence.
Bizim varlığımızı kanıtlayan bir işaret.
Oome on. He came to earth to document our existence.
Hadi ama, Dünyaya bizim varlığımızı belgelemek için mi geldi yani?
Your container has breached our existence.
Konteynırınız bizim varlığımıza ulaştı.
Our existence will bring chaos to those who helped establish Koguryo.
Bizim varlığımız Koguryonun kurlmasına yardım etmeyecek, karışıklığa neden olacak.
Do not raise an alarm if you value our existence.
Eğer yaşamlarımıza değer veriyorsan alarmı çalıştırma.
Our existence is insanity.
Bizim var olmamız delilik.
There are still humans who believe in our existence.
Hala bizim varlığımıza inanan insanlar var mı?
But your governments of Earth refused even to accept our existence.
Ancak hükümetleriniz bizim varlığımızı dahi reddettiler.
Oppenheimer barely tolerates our existence.
Oppenheimer bizim varlığımıza zor tahammül ediyor.
But you have to keep our existence secret.
Bizim varlığımızı bir sır olarak saklaman gerek.
Your lives, our existence, is all on the line.
Sizin hayatınız, bizim varlığımız, hepsi tehlikede.
Results: 87, Time: 0.0469

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish