OWN SECURITY in Turkish translation

[əʊn si'kjʊəriti]
[əʊn si'kjʊəriti]
kendi güvenlik
own security
kendi güvenliğim
own security
kendi güvenliğini
own security
kendi güvenliklerine
own security

Examples of using Own security in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If they would wanted to turn us in to the police they already could've. or their own security.
Polise ya da kendi güvenliklerine teslim etmek isteselerdi… çoktan yaparlardı.
He knows exactly how far he may venture without risk… and guarantees his own security… by tormenting only the safest kind of victim: Women.
Hiç bir riske girmeden ne kadar ileri gidebileceğini tam olarak bilir… kurbanların en zararsızına işkence eder: kadınlara. ve kendi güvenliğini sağlamak iç in.
Greece has adapted to its own security system-- a new technological evolution called C4I, which for the first time worldwide is being applied on such a great scale.
Yunanistan dünya çapında bu denli büyük ölçekte ilk defa kullanılan C4I adlı yeni bir teknolojiyi kendi güvenlik sistemine adapte etti.
If they would wanted to turn us in to the police or their own security, they already could've.
Polise ya da kendi güvenliklerine teslim etmek isteselerdi… çoktan yaparlardı.
They already could've. or their own security, If they would wanted to turn us in to the police.
Polise ya da kendi güvenliklerine teslim etmek isteselerdi… çoktan yaparlardı.
You will have your own security firm the second these six months are up. But if these people like everything they hear tonight.
Ama bu akşam duydukları hoşlarına giderse bu altı ay biter bitmez kendi güvenlik firman olur.
But if these people like everything they hear tonight, you will have your own security firm the second these six months are up.
Ama bu akşam duydukları hoşlarına giderse bu altı ay biter bitmez kendi güvenlik firman olur.
Funny, because legal wouldn't even let us talk to our own security about Kahlid because of the exposure.
Çok garip çünkü avukatlar Khalid konusu ortaya çıkmasın diye kendi güvenliğimizle bile konuşmamıza izin vermiyor.
some sites are hiring their own security.
güvensizlik devam ediyor ve bazı mekanlar kendi güvenliklerini tutuyorlar.
Meanwhile, alterplex, which has been allowed to deploy its own security drones after issuing the controversial alterplex security act,
Öte yandan, kendi hava araçlarını konuşlandırmasına izin verilen Alterplex kendi güvenlik protokolünü uygulamaya geçirerek polisle birlikte ortak bir açıklama yaptı.
for further downsizing of the EUFOR force there and for reshaping the mission into more of a mentoring role for the country's own security forces.
EUFOR gücünü daha da küçültme ve misyona daha çok ülkenin kendi güvenlik güçlerine danışmanlık rolü verme planlarını bozdu.
Kosovo will have its own security force by the middle of June 2009, authorities said on Friday(October 24th) as they announced an end to the current Kosovo Protection Corps KPC.
Yetkililer, görevdeki Kosova Koruma Kolordusuna( KPC) son verileceğini açıkladıkları 24 Ekim Cuma günü, Kosovanın Haziran 2009 ortasına kadar kendi güvenlik gücüne sahip olacağını da duyurdular.
After Hamas had established a PNA government in March 2006, it formed its own security service, the Executive Force, headed by Jamal Abu Samhadana, who was killed by Israel three months later.
Mart 2006da bir PNA hükümeti kurulduktan sonra Hamas, üç ay sonra İsrail tarafından öldürülen Cemal Ebu Samhadana başkanlığındaki kendi güvenlik servisini Ulusal Güvenlik Kuvvetini kurdu.
The 2,500-strong EU justice and police mission operating in Kosovo and the country's own security force, which is set to expand to 2,500 within the next few months, will allow NATO to reduce its presence, German Defence Minister Franz Josef Jung said Thursday.
Almanya Savunma Bakanı Franz Josef Jung da Perşembe günü yaptığı konuşmada, Kosovada görev yapan 2500 kişilik AB hukuk ve polis misyonunun yanı sıra önümüzdeki birkaç ay içinde 2500 kişiye büyümesi planlanan ülkenin kendi güvenlik gücünün NATOnun varlığını azaltmasına olanak sağlayacağını belirtti.
makes it much more difficult not only for the countries trying to track the movement of terrorists, but also for Turkey's own security.
vizeleri kaldırmanın durumu sadece teröristlerin hareketlerini izlemeye çalışan ülkeler için değil, Türkiyenin kendi güvenliği için de çok daha zor hale getirdiğini de ekliyor.
One's protecting his or her own security in the cyber world
Bir tarafta kişinin kendi güvenliğini siber dünyada koruması,
I have my own security.
Kendi güvenlik ekibim var.
Brought in with their own security.
Kendi güvenlikleri aracılığıyla getirmişler.
I run my own security business.
Kendi güvenlik işimi yönetiyorum.
She hired her own security people.
Kendi güvenlik elemanlarını tutmuş.
Results: 506, Time: 0.0372

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish