PAINFULLY in Turkish translation

['peinfəli]
['peinfəli]
acı
pain
bitter
painful
hurt
agony
sad
spicy
pity
grief
harsh
acı çektirerek
suffer
pain
the suffering
grieve
agony
torment
acı verecek şekilde
aşırı derecede
extremely
overly
incredibly
terribly
awfully
extraordinarily
acı verici bir şekilde
acılı
pain
bitter
painful
hurt
agony
sad
spicy
pity
grief
harsh
acı çekmiş
suffer
pain
the suffering
grieve
agony
torment
acı dolu bir şekilde
bir şekilde
shape
form
pattern
way
somehow

Examples of using Painfully in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ask why your crew pal had to scream so painfully before he died?
Sor ona, neden uçaktaki mürettebat dostu ölmeden önce çok acı çekmiş?
Ask why your crew pal had to scream so painfully before he died?
Neden uçaktaki mürettebat ölmeden önce çok acı çekmiş?
I learned all too painfully at the banquet just how deep its roots go.
Acıların ne kadar derin olduğunu ve ziyafetin size ağır geldiğini biliyorum.
Aside from being painfully average, yeah, I'm super.
Sıradan olmanın acısını bir yana bırakırsak süperim.
You're so painfully transparent, Blackadder.
Sen acınacak derecede saydam görünüyorsun Blackadder.
Your victim succumbed rather quickly and painfully to atropine poisoning. Atropine.
Kurbanınız ani ve acı dolu bir atropin zehirlenmesinden ötürü hayatını kaybetmiş.
Painfully ironic, that part, I must say.
Tabii bunun acı bir şekilde ironik olduğunun farkındayım.
Yeah, a lesson painfully learned.
Evet, acı ile öğrenilmiş bir ders.
Experimented on me, painfully.
Üzerimde, acı verici deneyler yaptı.
It's painfully obvious.
Acı verici olduğu belli.
Rather than go painfully and slowly.
Acılar içinde ve yavaşça gitmektense.
They will die slowly and painfully.
Yavaş ve acılar içinde ölecekler.
Well… painfully.
Acı verici olacak.
I am coming to kill you slowly and painfully.
Seni yavaşca ve acı verici şekilde öldürmeye geliyorum.
We die painfully, you go to hell and I spend eternity with Jesus.
Acı çekerek ölürüz, sen cehenneme gidersin ve ben de İsanın kollarında ebediyeti yaşarım.
And painfully creative.
Ve tabii yaratıcılığa da.
But, my God, she is painfully gorgeous.
Ama hakikaten çok güzel bir kız.
It's pretty painfully obvious, isn't it?
Bu oldukça acı verici şekilde açık değil mi?
Powerfully, painfully in love.
Çok güçIü, acı dolu bir aşk bu.
Painfully, for him.
Onun için acı verici olacak.
Results: 199, Time: 0.0505

Top dictionary queries

English - Turkish