Examples of using Tabii in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tabii hiç bir şey kendi dilimizi konuşmaktan daha iyi olamaz.
Tabii ki bıçaklanmaydı.
Tabii, eminim sizi gördüğüne çok sevinir.
Tabii ki Iandı.
Sen tabii ki.
Tabii ki, ayrıca benim için seçtiğin elbise olağanüstü.
Tabii ki ama Dexterın eve dönmesini beklememiz gerek.
Tabii hem senin, hem de kocanın gözlerinin mavi olduğunu hesaba katarsak.
Tabii ki, geri dönmek gibi bir ihtimalimizde yok değil.
Tabii ki bu 100 bin dolar etmez ama.
Güzel isim… Tabii ki beneklerin yok.
Tabii ki anneme, tüm bu olanlardan bahsetmedim.
Boş tabii. Ve direksiyonu da almışlar.
Bayan Smithle konuşuyormuş. Tabii kadının gerçek adı buysa.
Tabii sen özellikle çocuğuna madii destek sağlayacaksın.
Tabii ki haklıydım.
Tabii bu seni daha önce hiç durdurmadı.
Tabii ki annene bununla ilgili hiçbir şey söylemeyeceğim.
Ama tabii ki birazdan dönüp,
Tabii ki hayır. Sana son bir şans vermesini ben rica ettim.