PARANOIA in Turkish translation

[ˌpærə'noiə]
[ˌpærə'noiə]
paranoya
paranoia
paranoid
paranoyası
paranoia
paranoid
paranoyaya
paranoia
paranoid
paranoyanın
paranoia
paranoid
bir paranoyak
a paranoiac
's paranoid
one paranoid

Examples of using Paranoia in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're letting paranoia and suspicion get the better of you.
Paranoyanın ve şüpheciliğin seni ele geçirmesine izin veriyorsun.
A state of sickness and paranoia caused by smoking too much marijuana.
Esrar sigaradan daha çok hastalık ve paranoyaya neden olur.
But out of fear and paranoia. No longer is it simple aggression.
Basit bir saldırganlık değil, korku ve paranoyanın dışa vurumu.
Sleep apnea could cause chronic fatigue and paranoia.
Uyku apnesi kronik yorgunluk ve paranoyaya yol açabilir.
No longer is it simple aggression, but out of fear and paranoia.
Basit bir saldırganlık değil, korku ve paranoyanın dışa vurumu.
hostility, and paranoia anywhere else.
düşmanlık… ve paranoyaya dünyanın başka hiçbir yerinde ulaşamazsınız.
I'm tired of your paranoia!
Paranoyandan bıktım artık!
There's a possibility Flemming suffered from some kind of drug- induced paranoia.
Flemmingin ilaç nedenli paranoyadan muzdarip olma olasılığı var.
I think I know a way to make my paranoia pay off for you guys.
Paranoyamın işinize yarayacağı bir yol biliyorum galiba.
Why don't you just drop your cynicism, paranoia and defeat?
Neden paranoyanı ve yenilgini bir kenara bırakmıyorsun?
I already sold him my paranoia.
Paranoyamı onlara gösterdim bile.
Forgive my paranoia, but I would hate to put you in danger.
Paranoyamı af buyurun,… sizi tehlikeye sokmamak adınaydı.
They're saying, hey, all your paranoia is hurting the Revolution more than helping it.
Diyorlarki'' Bütün paranoyanız ihtilale yardım etmekten çok zarar veriyor.
I'm not gonna let you make me a prisoner of my own paranoia again.
Beni yine kendi paranoyamın esiri yapmana izin vermeyeceğim.
But his paranoia is awakened.
Paranoyaları uyandı ama.
Their paranoia knows no bounds.
Paranoyaları sınır tanımıyor.
Merely my professional paranoia.
Meslekî paranoyama verdim.
Well, glad to know El's paranoia is run-of-the-mill.
Elin paranoyasının sıradan bir şey olduğunu öğrendiğime sevindim.
Richard, your paranoia has become officially tedious.
Richard, paranoyan sonunda can sıkıcı olmaya başladı.
Is that enough to satisfy your paranoia?
Paranoyanı tatmin etmek için bu yeterli mi?
Results: 796, Time: 0.0561

Top dictionary queries

English - Turkish