PASSENGERS in Turkish translation

['pæsindʒəz]
['pæsindʒəz]
yolcular
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
yolcu
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
yolcuları
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
yolcuların
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant

Examples of using Passengers in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Captain, what have you told the passengers?
Kaptan, yolcularınıza ne söylediniz?
We ask that passengers do not bring food or drink into the cabin.
Yolculardan, kabine yiyecek ve içecek getirmemelerini rica ediyoruz.
That's no way to treat your passengers.
Yolcularına davranmanın başka yolu yok mu?
My passengers call me Turtle.
Yolcularım bana Turtle der.
Do you ask all your passengers why they want to go places?
Tüm yolcularına, gittikleri yere neden gittiklerini soruyor musun?
My passengers as vorbãreaþã as always.
Yolcum her zamanki gibi pek konuşkan değil.
I'm one of the passengers of flight 815.
Uçağının yolcularından biriyim.
I guess I would better tell them that I have got passengers.
Sanırım onlara yolcularım olduğunu söylesem iyi olur.
It was found with the wreckage of the plane, Along with all 324 dead passengers.
Uçak enkazı ve 324 yolcunun hepsinin cesedi ile birlikte bulundu.
All 283 passengers and 15 crew died.
Yolcudan ve 15 mürettebattan kurtulan olmadı.
The passengers overwhelmed him.
Yolculuk yapanlar kendisine yakarırlar.
Get in. That's no way to treat your passengers.
Yolcularına davranmanın başka yolu yok mu?. Bin.
To San Francisco via Hong Kong. Attention, passengers for Flight 2517.
Uçuş numaralı San Francisco yolcularının dikkatine;… kapılar 15 dakika içinde açılacaktır. Hong Kong aktarmalı 2517.
Your passengers Mr. and Mrs.- Yes Madam.
Evet, Madam. Yolcularınız, Bay ve Bayan Malhotra sizi lanetleyecekler.
My passengers and crew trusted me to get them to JFK safely.
Ekibim ve yolcularım onları JFKe güvenle götürdüğüme inandılar.
Until arrival of bus number 34. Ticketed passengers please wait inside the door.
Biletli yolcularımızın 34 numaralı otobüs gelene kadar… içeride beklemeleri rica olunur.
I can't wake my passengers without their permission. What?
Ne? Yolcularımı izinleri olmadan uyandım?
We would like to invite our pre-board, first class passengers aboard at this time.
Birinci sınıf ve Skyclub üyesi yolcularımızı… uçağa şimdi binmeye davet ediyoruz.
Attention all atlantic sun cruise passengers, This is bebay, your cruise director.
Tüm Atlantic Sun yolcularının dikkatine. Gezi yöneticiniz Bebay konuşuyor.
I am concerned about the passengers, and we should land at Hong Kong.
Yolcularım için endişeleniyorum ben zaten… bu yüzden Hong Konga gitmeliyiz.
Results: 3822, Time: 0.0535

Top dictionary queries

English - Turkish