PAYDAY in Turkish translation

['peidei]
['peidei]
ödeme günü
para
money
parası
money
cash
paid
coin
monetary
dough
payday
maaş gününe
parayı
money
cash
paid
coin
monetary
dough

Examples of using Payday in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm thinking"payday.
Parayı düşünmeye başladım.
Sam, can I borrow 20 bucks till payday?
Sam. Maaş gününe dek 20 Dolar borç alabilir miyim?
Payday comes, we gonna be all up in Kay Jewelers, Oh, most definitely.
Kesinlikle öyle. Maaş günü geldiğinde mücevherciye gidip her şeyi alacağız.
Today's payday.
Bugün ödeme günü.
Look, this isn't just a payday for me, all right?
Bak, mesele benim için yalnızca para değil, tamam mı?
You're going to have to wait till payday.
Maaş gününe kadar beklemen gerekecek.
If Rex wants that payday, he's gonna have to get Jo.
Rex o parayı istiyorsa, Joyu bulması lazım.
Next payday I'm coming down here to Tony's.
Bir sonraki ödeme günü Tonynin oraya geliyorum.
Oh, you know, he's out on the water, looking for a payday.
O nerede? Suda, maaş günü arayan biri. -Ah bilirsin.
Chandler… payday. That's all.
Bu kadar. Chandler, para.
Sam, can I borrow 20 bucks till payday?
Maaş gününe dek 20 Dolar borç alabilir miyim?- Sam?
You think you're getting this payday without me?
Ben olmadan parayı alacağını mı zannediyorsun?
He's out on the water, looking for a payday.-Oh, you know.
Suda, maaş günü arayan biri. -Ah bilirsin.
Touchdown and payday. Score!
Gol ve ödeme günü. Gol!
That's all. Uh, Chandler… payday.
Bu kadar. Chandler, para.
Nothing left till payday.
Maaş gününe kadar kuruş kalmadı.
Score! Touchdown and payday.
Gol ve ödeme günü. Gol!
But this payday is a game-changer.- Harrison, you're right.
Ama bu maaş günü oyunun kurallarını değiştiriyor.- Harrisoni, haklısın.
But the kidnapper was interested in Addison, not a payday.
Ama kaçıran kişinin derdi para değil Addisonmuş.
You need a little help till payday, old-timer?
Maaş gününe kadar yardıma ihtiyacın varsa destekleyebilirim, eski dostum?
Results: 195, Time: 0.0661

Top dictionary queries

English - Turkish