PERSONALITIES in Turkish translation

[ˌp3ːsə'nælitiz]
[ˌp3ːsə'nælitiz]
kişilikleri
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
karakterler
character
personality
şahsiyet
personality
figure
person
character
man
var
have
here
get
there's
's wrong
's the matter
kişilikler
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
kişilik
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
kişiliklerini
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
vardır
to get
to arrive
have
there is

Examples of using Personalities in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's no telling how many more personalities might emerge.
Kaç tane daha kişiliğin oluşacağını söylemenin yolu yok.
You said the personalities were in awe of her, even terrified.
Kişiliklerin ondan korktuğunu hatta dehşete düştüğünü söyledin.
Dual personalities are rare
Çift kişilikli insan ender vakadır
Three personalities, has that ever happened before?
Üç kişilikli. -Daha önce böyle bir vaka oldu mu?
Perhaps it's because we're both such strong personalities.
Belki de ikimizin de kişiliğinin bu kadar güçlü olmasından kaynaklanıyordur.
And it was like he had two different personalities.
Çift kişiliğe sahip olmak gibi.
Yeah, I name them based on their personalities.
Evet kişiliklerine göre isimlerini kouyorum.
This agency is too dependent on creative personalities.
Bu ajans yaratıcı kişiliklere çok bağlanmış durumda.
Personalities and not one of them could cook?
Kişiliğin hiçbiri yemek yapmayı bilmiyor mu?
Because o-our personalities are so different?
Çünkü kişiliklerimiz çok farklı olduğu için mi?
You accessing other personalities?
Başkalarının kişiliklerine girmen?
But you can't base a community on made-up personalities.
Ama uydurma kişiliklere dayanarak topluluk oluşturamazsınız.
So alive. You're piling your lives, your personalities directly into it.
Hayatlarınızı, kişiliklerinizi, direkt onun içine yığıyorsunuz.
I can't switch personalities become someone else.
Kişiliğimi değiştirip başka biri olamam.
Twas merely a method by which we could multiply our personalities.
Kişiliklerimizi çoğaltabilmemiz için bir yöntemdi bu.
God uses personalities.
Tanrı karakterleri kullanır.
Our personalities were very different.
Kişiliklerimiz oldukça farklıydı.
So are you telling me one of tobias' personalities was his father?
Yani Tobiasın kişiliklerinden birinin babası olduğunu mu söylüyorsun?
So that's our separate personalities, too.
İşte bu da kişiliklerimizin farklı olduğunu gösteriyor.
He's someone who has the most distinct personalities.
Birbirlerinden çok farklı kişiliklere sahip birisi.
Results: 512, Time: 0.1275

Top dictionary queries

English - Turkish