PERVERSION in Turkish translation

[pə'v3ːʃn]
[pə'v3ːʃn]
sapkınlıktan
deviant
perverse
aberrant
heretical
twisted
pervy
sapıklık
psycho
perv
stalker
astray
pervy
perverse
sicko
sick
creep
deviant
sapmada
detours
to go
deviation from
sapkınlık
deviant
perverse
aberrant
heretical
twisted
pervy
sapkınlığı
deviant
perverse
aberrant
heretical
twisted
pervy
sapıklığı
psycho
perv
stalker
astray
pervy
perverse
sicko
sick
creep
deviant
sapkınları
deviant
perverse
aberrant
heretical
twisted
pervy
sapıklığın
psycho
perv
stalker
astray
pervy
perverse
sicko
sick
creep
deviant

Examples of using Perversion in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
God punishes perversion.
Tanrı sapkınları cezalandırır.
Your perversion has awakened something in her that she can't begin to understand.
Senin sapıklığın, onda henüz anlayamadığı bir şeyler uyandırdı.
Is the king to blame for Ser Loras's perversion?
Sör Lorasın sapıklığı için Kralı suçlamak mümkün mü?
Acts of evil, hatred, perversion.
Kötülük dolu davranışlar nefret, sapkınlık.
This is her will and it is murder and perversion.
Bu, onun isteği ve bu, cinayet ve sapıklık.
Tanaka-San of what perversion do you speak?
Tanaka Efendi, hangi sapkınlıktan bahsediyorsunuz?
Are drowning in drugs, spiritual perversion. My people… corruption.
Halkım boğuluyor. Uyuşturucuda, yozlaşmada, dini sapmada.
At least imagining it, is widespread. But we now know this"perversion.
Ama artık bu'' sapıklığın'' ya da hayalinin çok yaygın olduğunu biliyoruz.
The word"corruption" is often defined as moral perversion.
Yozlaşma( yolsuzluk) kelimesi genellikle ahlaki sapkınlık olarak tanımlanır.
That's a perversion, not a hobby.
Bu bir hobi değil, sapıklık.
Apologize! Tanaka-San, of what perversion do you speak?
Özür dile! Tanaka Efendi, hangi sapkınlıktan bahsediyorsunuz?
And perversion.
Ve de sapkınlık.
The ultimate male perversion.
Erkek sapkınlığının son hali.
My science twisted to serve perversion instead of peace.
Bilimim sapıklığa hizmet için çarpıtıldı artık, barışa değil.
The perversion of our illustrious council?
Şanlı konseyimizin sapkınlaşmasını mı?
But your wantonness and perversion have threatened the sanctity of Canada.
Ama amaçsızlığın ve sapkınlığın Kanadanın kutsallığını tehdit etmekte.
Is the king to blame for Ser Loras's perversion?
Sör Lorasın sapıklığından kral mı sorumlu?
Admitting your perversion makes it much more likely we can help you.
Sapkınlığını itiraf etmen, sana yardım etmemizi daha mümkün kılıyor.
Can we please not have your creepy perversion be part of this?
İğrenç sapıklığını bu anın… bir parçası yapmasak?
It's just things I wanted to do, not just every perversion.
Bu sadece yapmak istediğim şeylerin listesi, tüm sapıklıkların değil.
Results: 86, Time: 0.0511

Top dictionary queries

English - Turkish