PIETY in Turkish translation

['paiəti]
['paiəti]
piety
dindarlık
religious
pious
devout
god-fearing
godly
religion
devotee
of piety
religulous
very
takvayı
the righteous
god-fearing
pious
piety
of righteousness
godfearing
of godwariness
of self-restraint
erdemlilik
righteous
virtuous
good
wholesome
virtue
righteousness
deeds
fear allah
godfearing
are pious
takva üzerinde konuşun
takva üzerinde yardımlaşın
hayırda erginlik/dürüstlük
iyilik
good
well
fine
nice
great
okay
cool
alright
OK
takva
the righteous
god-fearing
pious
piety
of righteousness
godfearing
of godwariness
of self-restraint
dindarlığı
religious
pious
devout
god-fearing
godly
religion
devotee
of piety
religulous
very
takvâyı
the righteous
god-fearing
pious
piety
of righteousness
godfearing
of godwariness
of self-restraint

Examples of using Piety in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Or enjoineth piety?
Ya da takvayı emrettiyse?
The goodness and piety of the groom.
Damatın iyiliği ve dindarlığı.
Or orders piety?
Ya da takvayı emrettiyse?
I have met him, Piety.
Onunla tanıştım Piety.
There's nothing to do, Lady Piety, except wait for a ransom demand.
Yapacak bir şey yok Leydi Piety, fidye talebini bekleyeceğiz.
Piety, I have served your family for many years.
Ailene yıllardır hizmet verdim. Piety.
Thank the Martyr you have come. Piety.
Martyre şükür, geldin. Piety.
Piety. Thank the Martyr you have come.
Martyre şükür, geldin. Piety.
The staging is just another method of determining… the piety of the accused heretic.
Ortaya koyduğu sahne, dindarların, kâfirlikle suçlananlar için… belirledikleri metodlardan biriydi.
The lilies allude to the subject's piety, the roses represent the Blessed Virgin.
Zambaklar öznenin dindarlığını ima ederken güller Meryem Anayı temsil ediyor.
As piety.
Dindar olarak.
What does"piety" mean?
Takvanın anlamı ne?
Traditional, care for the family, filial piety.
Geleneksel dindar aile evlat ilişkisi.
Or enjoins piety?
Yahut erdemliliği öğütleseydi?
Many Muslim women still wear the hijab as a sign of modesty and piety.
Bir çok Müslüman kadın iffet ve dindarlığın işareti olarak örtünür.
Who make promises but break them every time, and who have no piety.
Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde her defasında antlaşmalarını bozarlar ve bundan hiç çekinmezler.
Leave this world of morality and piety.
Bırak bu dünyanın ahlak ve dindarlığını.
This is closest to piety; and beware of God.
Adalette bulunun ki bu, takvaya daha yakındır ve çekinin Allahtan.
Bound each to each by natural piety.
Günlerimin birbirine doğal bir sevgi ile bağlı olması.
Piety is the last refuge in time of trouble.
Hürmet, sıkıntılı zamanlarda son sığınaktır.
Results: 134, Time: 0.0688

Top dictionary queries

English - Turkish