RAGS in Turkish translation

[rægz]
[rægz]
paçavra
rag
the do-rag
bez
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
rags
çaput
rags
paçavralar
rag
the do-rag
paçavraları
rag
the do-rag
paçavralarını
rag
the do-rag
bezleri
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
bezlerini
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
bezi
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
çaputlardan
rags

Examples of using Rags in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Some torn rags, some matches. Whoa, kerosene.
Biraz yırtık bez, biraz kibrit. Vay, Gazyağı.
It would take all the rags in Paris to stuff half its holes.
Paristeki tüm bezleri toplasan bile buradaki deliklerin yarısını kapatamazsın.
Take your rags and get out.
Paçavralarını al ve çek git.
Grey rags on the outside, the instruments of the harlot beneath.
Dışında gri paçavralar, içindeyse bir fahişe giysisi.
Take off those rags, and let's get started.
Şu paçavraları çıkar da başlayalım.
Rags doesn't like baths.
Rags yıkanmayı sevmiyor.
Your saw. You wrap the wound in boiled rags.
Haşlanmış paçavra yarayı sar. Gördün.
Jo, fetch a basin with vinegar water and some rags.
Jo, sirke, su ve biraz bez.
Take those cleaning rags to second squad.
Bu temizleme bezlerini ikinci mangaya götürün.
Just put the rags in the washing machine, understand?
Sadece bezleri içine koy. Makinanın içine. Anladın mı?
All old rags will be changed to new ones.
Bütün eski paçavralar yenileriyle değiştirilecek.
Do you share rags with your wife?
Paçavralarını eşinle paylaşıyor musun?
I just… Cut your hair, wear these rags.
Saçını kes, bu paçavraları giy. Sadece?
Where's Rags gonna sleep?
Rags nerde uyuyacak?
When they had fainted and like two used rags,"lifeless, hands clasped between knees.
Kullanıp atılmış iki paçavra gibi cansız, elleri dizlerini arasında kambur.
Ready the rags.
Bezleri hazır et.
Take thy father's rags to the brook and wash'em.
Babanın paçavralarını al da ırmağa götürüp yıka.
You're a city girl, made to wear lovely clothes, not such rags.
Siz böyle paçavralar değil… güzel elbiseler giymek için yaratılmış bir şehir kızısınız.
Greasy… rags!- Wash… your.
Bezlerini… yıka!- Yağlı.
Or use those rags you work for?
Ya da şu çalıştığınız paçavraları kullanmıyorsunuz?
Results: 315, Time: 0.076

Top dictionary queries

English - Turkish