BEZ in English translation

diaper
bez
altını
pişik
bezi değişimlerinin grafiğini çıkarttım dahası beslenme düzeni ve bebek
bezin
rag
bez
paçavra
çaputu
bezin
cloth
kumaş
bez
giysi
kıyafet
elbise
örtüyü
beze
bir kumas
bez
bezin
gland
bez
bezesi
canvas
tuval
kanvas
bez
bir kanvas
brandayı
branda
tablo
çadırı
tuale
linen
keten
çarşaf
çamaşır
bir örtü
ketenin
bez
kumaş
nevresim
nappies
bezini
kıvırcık
altını
swab
örnek
temizle
pamuk
bez
sürüntü
paspasla
DNA
pampers
şımartma

Examples of using Bez in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kefen için bez ararken garajda buldum bunu.
I found it in the garage when I was looking for the canvas.
Hadi. Donte, bez var mı canım?
Come on. Ally: Donte, you got a rag, honey?
Bez peçeteyle ilk etkinliğimiz.
Our first event with linen napkins.
Bez, seni Robert Stonela tanıştırayım. Bobby!
Bobby! Bez, I would like you to meet Robert Stone!
Bu sabah Aaron için birkaç bez yaptım. Merhaba.
I made Aaron some nappies this morning. Hey.
Eee, sesi azaltmak için tellere bez koydum.
Well, I put a cloth over the strings to lessen the noise.
Hayır, bize bez almak için markete kadar gitti.
No, she's down at the market buying Pampers for all us kids.
En azından bez prostatta değildi!
At least the gland wasn't in the prostate!
Beyazlar bez çantalarla gelir?
Them white people with canvas bags?
Evet. Bez adamındır dostum.
Bez is your man, mate.- Yeah.
Bana bir bez verir misin?
Can you hand me a swab?
Ve biraz temiz bez.
And some clean linen.
Bu sabah Aaron için birkaç bez yaptım.
I made Aaron some nappies this morning.
Dokuz güne kadar görüşürüz, Ira! Bez getireyim.
See you in nine days, Ira. I will get a rag.
Daha fazla bez, lütfen.
More gauze, please.
Submandibular bez cerrahisi.
Submandibular gland surgery.
Bez ve kızılderili çadırlarında. Çadırlarda yaşıyorlar.
They live in tents--canvas tents and teepees.
Yani demek istediğim, biraz bez almam gerekiyor!
I mean, I want to buy some pampers!
Olay yeri alkollü bez bulduğunu söylemişti.
CSI said they found an alcohol swab.
Her büyük grubun kendi kimyası olmalıdır… ve Bez büyük bir kimyagerdi.
Every great band needs its own special chemistry and Bez was a great chemist.
Results: 1062, Time: 0.0432

Top dictionary queries

Turkish - English