RAG in Turkish translation

[ræg]
[ræg]
bez
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
paçavra
rag
the do-rag
rag
çaputu
rags
bezin
bezi
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
paçavrayı
rag
the do-rag
paçavrası
rag
the do-rag
bezini
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
paçavrasına
rag
the do-rag
bezimi
diaper
rag
cloth
gland
canvas
linen
nappies
swab
pampers
gauze
çaputtan
rags
çaput
rags
çaputlu
rags

Examples of using Rag in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Here's your sponge and rag.
orada İşte süngerin ve bezin Üzgünüm.
Even this commie rag has denounced him.
Bu komünist paçavrası bile onu suçlamış.
And if you get the rag, well, you will be destitute.
Paçavrayı bulursan da yoksul oluyorsun.
That is a dish rag, but it looks good on you.
Bu bir bulaşık bezi, ama sende iyi görünüyor.
You know, these people don't know what a rag your newspaper is.
Biliyor musunuz, bu insanlar gazetenizin ne kadar paçavra olduğunu bilmiyorlar.
See you in nine days, Ira. I will get a rag.
Dokuz güne kadar görüşürüz, Ira! Bez getireyim.
This lousy little Caribbean rag is nothing but a wrapping for fish heads.
Koduğumun Karayip paçavrası balık artığından başka bir şey değil.
What sort of man wouldn't use a rag like this?
Kim böyle bir paçavrayı kullanmak istemez?
And don't use the dish rag.
Bulaşık bezini kullanma sakın.
Doris, get a pan of water and a wash rag, please.
Doris, bir tas su ve bir el bezi getir, lütfen.
This dirty rag.
Bu kirli paçavra.
She's trying to sell her story to Gary's rag.
Hikayesini Garynin paçavrasına satmaya çalışıyor.
I knew the rag would get him.
Paçavrayı onun aldığını biliyorum.
That's what I think of this bitch's dirty rag.
O fahişenin pis paçavrası hakkında böyle düşünüyorum işte.
Would you like your dish rag with cream or sugar?
Bulaşık bezini kremalı mı, yoksa şekerli mi istersin?
When did you have a dust rag and a dishcloth?
Toz bezini ne zamandan beri bulaşık bezi olarak kullanıyorsun?
Leave the rag.
Paçavrayı bırak.
No.- Good. She's trying to sell her story to Gary's rag.
Güzel. Hikayesini Garynin paçavrasına satmaya çalışıyor.- Hayır.
Can you help me find my bar rag?
Bar bezimi bulmama yardım eder misin?
Glenn,"Stratus" is just a stupid corporate rag.
Glenn, Stratus salakça bir kurum paçavrası.
Results: 526, Time: 0.0948

Top dictionary queries

English - Turkish