RAIDED in Turkish translation

['reidid]
['reidid]
baskın yaptı
raiding
bust
to make a bust
bastı
press
to print
stepping
push
tread
to hit
yağmalamış
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding
yağmalanıyor
plunder
loot
raid
pillaging
ransacked
swag
talan etti
akınlar düzenlediniz
baskın yaptılar
raiding
bust
to make a bust
basmış
press
to print
stepping
push
tread
to hit
baskın yapmış
raiding
bust
to make a bust
bastık
press
to print
stepping
push
tread
to hit
baskın düzenlemiş
baskın düzenlediler
bastılar
press
to print
stepping
push
tread
to hit
baskınlar düzenlediler
yağmaladı
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding
yağmaladılar
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding
yağmaladım
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding

Examples of using Raided in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Raided his home and found.
ESU evine baskın yapmış ve bacillus streptomoo-cocomo bulmuş.
50 federal agents and I raided a warehouse in Paramus.
tane federal ajan ve ben Paramustaki bir depoyu bastık.
Raided every place there were even suspected mutant sympathizers.
Mutant sempatizanı olduğundan şüphelendikleri her yere… baskın yaptılar.
The feds raided Luann's studio. I'm sure you can understand.
Eminim anlayabilirsin. Federaller Luannın stüdyoyu basmış.
Of Lord Asano's former vassals raided Kira's residence.
Lord Asanonun eski vassalları 47si Kiranın evine baskın düzenledi.
Sir, the CBl raided Magandas's workshop.
Efendim, CBI Magandasın atölyesine baskın yapmış.
The police in Stockholm raided an apartment building.
Stockholm polisi bir apartman dairesine baskın düzenlemiş.
For those of you who were not with us this morning we raided his headquarters.
Bu sabah bizimle olmayanlara duyurulur bu adamın karargahını bastık.
Even suspected mutant sympathizers.- Raided every place there were.
Mutant sempatizanı olduğundan şüphelendikleri her yere… baskın yaptılar.
The gang raided Kurtz's farm.
Çete Kurtzun çiftliğini basmış.
Raided Don McNotten's apartment.
Don McNottenin evine baskın düzenledi.
It's the Nomads, they raided us.
Bize baskın düzenlediler. Sorun göçebeler.
Six months ago, Customs raided a warehouse owned by Spoke.
Altı ay önce, Gümrük, Spokea ait olan bir depoya baskın yapmış.
Raided a couple of hospitals down in Pilgrim Bay.
Pilgrim Körfezinde birkaç hastaneyi bastık.
Throughout his career, Black Peter loaded with gold. raided dozens of Spanish galleons.
Kara Peter, altın yüklü düzinelerce İspanyol kalyonuna baskın düzenlemiş. Kariyeri boyunca.
Karl and my mom just raided my room again.
Sadece Karl ve annem… odama yine baskın yaptılar.
DEA raided Jack's place this morning.
Narkotik bu sabah Jackin mekânını basmış.
Mexican police raided the house.
Meksika polisi evi baskın düzenledi.
Pirates raided the ship and stole their few meager possessions.
Korsanlar gemiyi bastılar ve ellerinde kalan azıcık mallarını bile aldılar.
It's the Nomads, they raided us.
Sorun göçebeler. Bize baskın düzenlediler.
Results: 268, Time: 0.0787

Top dictionary queries

English - Turkish