RAIDS in Turkish translation

[reidz]
[reidz]
baskınlar
raid
dominant
bust
surprise
dominating
overpowering
stormed
dominance
dominatrix
swoop
saldırıları
attack
assault
strike
offensive
invasion
aggression
intrusion
raid
akınlarını
flock
flow
akin
surge
the influx
are swarming
a'whumping
baskını
basque
yağmalıyor
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding
baskin
pressure
baskın
raid
dominant
bust
surprise
dominating
overpowering
stormed
dominance
dominatrix
swoop
baskınları
raid
dominant
bust
surprise
dominating
overpowering
stormed
dominance
dominatrix
swoop
baskınlarda
raid
dominant
bust
surprise
dominating
overpowering
stormed
dominance
dominatrix
swoop
saldırılar
attack
assault
strike
offensive
invasion
aggression
intrusion
raid
saldırı
attack
assault
strike
offensive
invasion
aggression
intrusion
raid
saldırılardan
attack
assault
strike
offensive
invasion
aggression
intrusion
raid
akınlarından
flock
flow
akin
surge
the influx
are swarming
a'whumping
akınlar
flock
flow
akin
surge
the influx
are swarming
a'whumping
akınlarının
flock
flow
akin
surge
the influx
are swarming
a'whumping

Examples of using Raids in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In yesterday's raids… one civilian was killed
Dünkü baskınlarda… bir sivil öldü
You will see.- Yeah, so no raids, no arrests?
Göreceksin.- Tamam, baskın yok, tutuklama yok değil mi?
What about air raids?
Exactly. We will have to carry out raids after thorough survey and investigation.
Bir dizi araştırma ve gözlemden sonra… baskınlar gerçekleştirmeliyiz. Aynen.
You're no help at all during the raids.
Tüm saldırılar boyunca hiç yardımınız olmuyor.
The policeman, the one who kill her, Lola says he made those raids.
Lola baskınları onu öldüren polisin yaptığını söyledi.
Yeah, so no raids, no arrests.- You will see?
Göreceksin.- Tamam, baskın yok, tutuklama yok değil mi?
Three were killed in the raids.
Üçü baskınlarda öldü.
shakedowns, raids.
şantajlar ve baskınlar oluyor.
Hell, we're gonna be landing soon and there's gonna be air raids.
Lanet olsun, yakında çıkacağız ve hava saldırıları olacak.
It was over 60 years ago when the raids started.
Saldırılar bundan 60 yıl önce başladı.
Bombing raids commenced on British air installations
Bombalama baskınları, İngiliz hava tesisatlarına
Nine raids. What a night!
Baskın. Ne geceydi!
Her mother and sister in the raids. She has already lost.
Zaten baskınlarda annesini… ve kız kardeşini kaybetti.
There's been raids like this on people here lately in Arizona and New Mexico.
Son zamanlarda Arizona ve New Mexicoda bu şekilde çok sayıda saldırı oldu.
There's gonna be air raids.
Ve hava saldırıları olacak.
But… You know, they're at the city gates, the raids will have begun.
Ama… Biliyorsun, şehir kapsındalar, baskınlar başladı.
Avoid long-range raids and attack only within striking distance.
Uzun mesafeli saldırılardan kaçınıp sadece saldırı mesafesi içinde saldır.
These raids continued for many years after animosity between Britain and Spain ended at the international level.
Bu saldırılar Britanya ve İspanya arasındaki düşmanlık bitene kadar devam etmiştir.
They use the forest as cover to launch small-scale raids and escape undetected.
Ormanları küçük ölçekli baskınları örtmek ve saptanmadan kaçmak için kullanıyor.
Results: 315, Time: 0.0782

Top dictionary queries

English - Turkish