RECLINING in Turkish translation

[ri'klainiŋ]
[ri'klainiŋ]
yaslanırlar
mourning
grief
grieving
bereavement
lamenting
cennetlikler orada
tahtlar
throne
crown
yaslanmış
mourning
grief
grieving
bereavement
lamenting
üzerinde kurulup-dayanırlar
koltuklar üzerine yaslanarak
astarları
lining
primer
liner

Examples of using Reclining in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Reclining on green cushions and rich beautiful mattresses.
Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar.
She has multiple reclining positions.
Pek çok yaslanma pozisyonu var.
Reclining therein, calling therein for many fruits and drink.
Orada konfor içinde bol meyve ve içecek isterler.
Reclining therein upon couches, they shall behold therein neither sun nor hurting cold.
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.
Reclining upon them.
Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
What did you do with"the Reclining Muse"?
Uzanmış Tanrıça'' yı ne yaptınız?
Wherein, reclining, they call for plenteous fruit
Onlar orada kanepelere dayanarak birçok meyveler
Reclining therein[on couches], they will call for abundant fruits and drinks.
Orada( koltuklara) yaslanarak bir çok meyva ve içki isterler.
Reclining therein[on couches], they will call for abundant fruits and drinks.
Onlar orada kanepelere dayanarak birçok meyveler ve içecekler isterler. 56,18.
Reclining therein[on couches],
Orada konfor içinde bol meyve
Reclining within them, they will call therein for abundant fruit and drink.
Onlar orada kanepelere dayanarak birçok meyveler ve içecekler isterler. 56,18.
Reclining within them, they will call therein for abundant fruit and drink.
Orada konfor içinde bol meyve ve içecek isterler.
Reclining therein, calling therein for many fruits and drink.
Orada( koltuklara) yaslanarak bir çok meyva ve içki isterler.
Reclining therein, calling therein for many fruits and drink.
Orada tahtlara yaslanmış olarak türlü meyveler ve içecekler isterler.
Reclining upon couches ranged in rows; and We shall espouse them to wide-eyed houris.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak'' Onları, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
She's got multiple reclining positions.
Pek çok yaslanma pozisyonu var.
Reclining on them.
Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
And then all of sudden, the… kneeling position turned into a reclining position.
Sonra birden bire diz çökme pozisyonu uzanma pozisyonuna dönüştü.
They and their wives are in shades, reclining on thrones.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
They and their spouses, reclining upon couches in the shade;
Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Results: 94, Time: 0.1056

Top dictionary queries

English - Turkish