RED THING in Turkish translation

[red θiŋ]
[red θiŋ]
kırmızı şey
red stuff
red thing
's a red thingy
kırmızı şeyi
kızıl bir şey
a red thing

Examples of using Red thing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I put one red thing in a load of whites and now everything's pink.
Beyazların içine bir tane kırmızı bir şey koydum, şimdi her şey pembe.
That red thing?
Şu kırmızı şey mi?
Oh, that red thing?
Şu kırmızı şey mi?
There was this red thing, here uh… a second ago.
Daha az önce burada kırmızı bir şey vardı.
You mean that giant, red thing that screams"push me"?
Bana bas'' diye bağıran koca kırmızı şeyi mi diyorsun?
When you deserve to see me in that red thing. I will wear that red thing.
Beni o kırmızı şeyle görmeyi hak ettiğin zaman giyerim o kırmızı şeyi.
Hmm… Thank you… for helping me out. This big red thing in here I believe is the engine.
Teşekkür ederim… Bana yardım ettiğin için Buradaki büyük kırmızı şey sanırım motor ile alakalı… Hmm.
Why don't we cuddle up on the couch, watch a movie, and then maybe later I will wear that little red thing?
Koltukta birbirimize sarılıp film izlesek ve sonrasında ben şu minicik kırmızı şeyi giysem… Ne dersin?
Maybe because they both have that roaring red thing going for them, Or could be Devil sees Red as a fellow dinosaur, Or maybe a pet?
Belki ikisi de kükreyen kırmızı şeyler oldukları için ya da Şeytan onu da dinozor arkadaşı belki de hayvanı olarak görüyordur?
And now everything's pink. I put one red thing in a load of whites.
Beyazların içine bir tane kırmızı bir şey koydum, şimdi her şey pembe.
And now everything's pink. I put one red thing in a load of whites.
Beyazların arasına bir tane kırmızı çamaşır koydum… şimdiyse her şey pespembe oldu.
That's like what, the… what, the red thing on a chicken's head?
Neyi vardır dedin, o da ne? Tavuğun kafasındaki kırmız şey mi?
Hey, what's them little red things?
Hey, o küçük kırmızı şey ne?
These red things look like the brains of those giant frogs on Planet Manu.
Bu kırmızı şeyler Manu Gezegenindeki dev kurbağaların beyinlerine benziyor.
Blue things reflect blue light, red things reflect red light
Mavi şeyler mavi ışığı, kırmızı şeyler kırmızı ışığı yansıtır
Sometimes red things are gray!
Bazen kırmızı şeyler gridir!
I hope everyone likes the red things that grow on this tree.
Umarım herkes bu ağaçta yetişen kırmızı şeyleri seviyordur.
The splatty red things?
Hani şu vıcık vıcık kırmızı şeylerden.
I have to take a trip, but I swear, Red, things are turning.
Geziye çıkmalıyım, ama söz veriyorum, Red, İşler dönüyor.
You know, what I used to believe was that… red things were best for hangovers.
Biliyorsun, inanmaya alıştığım şey kırmızı şeyler akşamdan kalan kişiler için en iyisi.
Results: 45, Time: 0.0421

Red thing in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish