RESISTING ARREST in Turkish translation

[ri'zistiŋ ə'rest]
[ri'zistiŋ ə'rest]
tutuklamaya direnme
tutuklanmaya direnme
tutuklamaya karşı koyma
tutuklamaya direniyor
tutuklamaya direnmek
tutuklamaya direnmekten
direniş tutuklama
tutuklamaya direnirken
tutuklamaya karşı koymak
tutuklanmaya direnmek

Examples of using Resisting arrest in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bootlegging, false IDs, resisting arrest, theft.
İçki kaçakçılığı, sahte kimlikler, tutuklamaya karşı gelme, hırsızlık.
Assault and battery of said police officer, resisting arrest, destruction of property.
Polis olduğunu söyleyen memura saldırı, tutuklamaya karşı koyma, mülke zarar.
Breach of the peace, shots on a public thoroughfare, resisting arrest.
Asayişi bozma, halka açık bir caddede ateş etme, tutuklamaya direnme.
Suspect fleeing, resisting arrest.
Zanlı kaçıyor… tutuklamaya direniyor.
Resisting arrest. GTA, assault.
Tutuklamaya direnmek, yasaklara uymamak, saldırı.
Trespass, property damage, resisting arrest.
Haneye tecavüz, mülke zarar verme, tutuklanmaya direnme.
Possession and resisting arrest.
Uyuşturucu bulundurma ve tutuklamaya karşı gelme.
Resisting arrest.- Suspect fleeing.
Şüpheli kaçıyor… tutuklamaya direniyor.
Resisting arrest.
Tutuklanmaya direnmek.
Resisting arrest?
Tutuklamaya direnmek?
Suspect fleeing, resisting arrest.
Tutuklanmaya karşı geliyor. Suçlu kaçıyor.
Resisting arrest. Would you like to talk to a human?
Bir insanla konuşmak ister misiniz? Tutuklanmaya direnme.
Bringing him in for possession and resisting arrest.
Uyuşturucu bulundurma ve tutuklamaya karşı gelme.
Resisting arrest.- Suspect fleeing.
Zanlı kaçıyor… tutuklamaya direniyor.
Striking an officer, resisting arrest, and murder.
Polise saldırmak, tutuklamaya direnmek ve cinayet.
Resisting arrest… and the destruction of private property.
Tutuklanmaya direnmek… ve özel mala zarar vermekten.
Algiers Assizes: sentenced to eight months' prison… for resisting arrest.
Cezayir Mahkemesi; sekiz ay hapis cezası… tutuklamaya direnmekten.
Resisting arrest.- Suspect fleeing.
Tutuklanmaya karşı geliyor. Suçlu kaçıyor.
Resisting arrest at the scene.- Michael.
Micheal… olay yerinde tutuklanmaya direnme.
Resisting arrest, contempt… held by the soviet auror department, Attempted robbery of materials….
Departmanımızda tutulan Sovyet seherbazlarının mallarını çalmaya çalışma ve tutuklamaya karşı gelme.
Results: 218, Time: 0.0474

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish