RESOURCE in Turkish translation

[ri'zɔːs]
[ri'zɔːs]
kaynak
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
belirleyeceksin
resource
set
kaynağı
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
kaynakları
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
kaynakların
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
bir kaynak olarak dusunmeli ve bize nelere mâl olacagini hesaplamaliyiz

Examples of using Resource in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They wanted us to bow and scrape when we own the most valuable resource there is.
En değerli kaynağın sahibi olduğumuz hâlde aza razı olmamızı istediler.
Proven, that we use but a fraction of our intellectual, emotional and intuitive resource.
Zihinsel, duygusal ve sezgisel kaynağımızın… az bir kısmını kullandığımız kanıtlanmıştır.
We're lucky to have you as a resource.
Sizin gibi bir kaynağımız olduğu için şanslıyız.
Do you have to use this high-quality human resource in that…?
Bu yüksek kalite insan kaynağını bu işte kullanman şart mı?
Could not bind a resource: %1.
Kaynağa bağlanılamadı:% 1.
Human resource exploitation.
İnsan kaynaklarını kötüye kullanma.
Loads data from a traditional KDE address book resource.
Geleneksel KDE adres defteri kaynağından veri yüklerName.
Loads data from a traditional KDE calendar resource.
Geleneksel KDE takvim kaynağından veri yüklerName.
Create GroupWise Address Book Resource.
GroupWise Adres Defteri Kaynağını Oluştur.
Update GroupWise Address Book Resource.
GroupWise Adres Defteri Kaynağını Güncelle.
Update SLOX Calendar Resource.
SLOX Takvim Kaynağını Güncelle.
Oil is Southwest Asia's most important natural resource.
Petrol Güneybatı Asyanın en önemli doğal kaynağıdır.
What is your most precious natural resource?
En değerli doğal kaynağınız ne?
A great French philosopher said that catastrophe is the only true resource of south.
Büyük bir Fransız filozof felaket hakkında demiş ki: güneyin en gerçek kaynağıdır.
Our greatest resource.
En büyük kaynağımız.
Attention is the mind's most valuable resource.
Dikkat zihnin en önemli kaynağıdır.
Life, is mankind's most precious resource.
Yaşam, insanoğlunun en değerli kaynağıdır.
Its most valuable resource.
En değerli kaynaktır.
The Encyclopaedia Irelandica is the greatest information resource the world will ever see.
Ansiklopedika İrlandika dünyanın görüp görebileceği en büyük bilgi kaynağıdır.
What I can do is make sure we have every available resource working on a location.
Yapabileceğim şey, uygun her kaynağımızın bölge üzerinde çalışmasını sağlamak.
Results: 709, Time: 0.0617

Top dictionary queries

English - Turkish