RINGSIDE in Turkish translation

['riŋsaid]
['riŋsaid]
ring kenarı
ringin
ringside
sahne önünde
sahneye yakın
taşıyıcısıyım deyin sahneye yakın
ring kenarında
ringside
ringside
ön sıradan yer

Examples of using Ringside in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Dmitri wants to make sure his tickets are ringside for the Campos fight.
Dmitri akşamki Campos maçında biletlerin ring kenarından olmasını özellikle istiyor.
I just don't think Susan's gonna be offering me a ringside seat. Well.
Susanın bana ringe yakın bir koltuk teklif edeceğini sanmıyorum.
Celebrities at ringside tonight.
Ön sıralarda ünlüler var.
She wanted a ringside seat.
Ön sırada yer istedi.
Ringside seat this time.
Bu sefer ringe yakın oturuyorsun.
Ain't nothing like ringside seats.
Ringin önünde oturmak gibisi yoktur.
Meaning? Take a ticket for a ringside seat, gentlemen.
Anlamı? Ringe yakın koltuklardan bir bilet alın beyler.
See you ringside.
Ringte görüşürüz.
I had a ringside seat to the stars.
yıldızlara ön sıradan yer kapmıştım.
Hi, I'm Larry Merchant, standing here ringside with the pussy after a devastating bout with 50 Cent.
Merhaba, ben Larry Merchant, 50 Centle yaptığı sarsıcı müsabaka bitiminde amcıkla ringin yanındayız.
But the boys had learned it was cheaper to give the inspector 200 bucks and a ringside table to our show than to spend thousands of dollars on fireproofing.
Ama bizim çocuklar bunun daha ucuz olduğunu öğrenince… ateşe dayanıklı bir şeye binlerce dolar harcamak yerine… müfettişe iki yüz dolar ve sahne önünde bir masa vermeyi yeğlemişlerdi.
Thanks, Charlie. If you want a ringside table, just say you're a pallbearer.
Teşekkürler, Charlie. Sahneye yakın masa isterseniz, tabut taşıyıcısıyım deyin.
Dream came to ringside and wore Black's jacket,
olan maçı sırasında ringin kenarına Dream geldi
Ringside experts now believe Louis has a glass jaw, and may even be a dumb fighter.
Inanıyor… hatta yeteneksiz bir dövüşçü olduğuna Artık ring uzmanları Louisin camdan bir çenesi olduğuna.
But the boys had learned it was cheaper to give the inspector 200 bucks and a ringside table to our show than to spend thousands of dollars on fireproofing.
Ama çocuklar müfettişe 200 kağıt vermenin ve showumuzda ön masa ayarlamanın binlerce dolar harcayıp yanmaz malzeme kullanmaktan daha ucuz olduğunu biliyorlardı.
business of power works, you could take a ringside seat.
iş hayatındaki iktidar kavgasını görmek istersen ön sıradan yer alabilirsin.
Steaks at BOA, scotch at Ghostbar, then two ringside seats to watch Floyd Mayatather go ten rounds with,?
BOAda büftek Ghostbarda viski. Sonra Floyd Mayweatherın…*… 10 roundluk maçını izlemek için ringe yakın yerde iki koltuk. Kimle olan?
now… by the unexpected circumstance of us entering the 12th round of a fight that no ringside expert ever dreamed could possibly go the distance.
gerek dövüşün rekabetçiliği olsun, ve şimdi beklenmeyen bir durumla hiçbir ring uzmanının bu kadar uzayacağını hayal bile edemediği 12. raunduna gidiyoruz.
We had ringside seats.
Ring yanı koltuklarımız vardı.
He wants you ringside.
Seni hep yanında istiyor.
Results: 197, Time: 0.0893

Top dictionary queries

English - Turkish