ROARS in Turkish translation

[rɔːz]
[rɔːz]
kükrer
roaring
gürültüsü
noise
noisy
loud
racket
commotion
sound
ruckus
fuss
rumpus
rumble
kükrüyor
roaring
kükrediğinde
roaring
kükreyen
roaring
gürler
gümbürdeyince

Examples of using Roars in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When the river roars.
Nehir kükrediğinde.
Some animal roars behind.
Arkada bir hayvan kükrer.
And the thunder roars.
Ve gök gürültüsü kükrüyor.
Some animal roars.
Bir hayvan kükrer.
And the thunder roars, I find my brother.
Kardeşimi bulmak. Ve gök gürültüsü kükrüyor.
Animal roars again.
Hayvan tekrar kükrer.
Animal roars in close distance.
Hayvan yakından kükrer.
Crowd roars.
KALABALIK GÜRÜLTÜSÜ.
And the last lion roars at the last dusty fountain.
Ve son aslan kükrerken* son kurumuş pınarın başında.
And now distant roars signal further trouble.
Uzaktan gelen kükremeler daha fazla sorun anlamına gelmektedir.
Find out where those roars came from.
O kükremenin nereden geldiğini öğrenin.
When the lion roars and the wind blows, who knows what might happen?
Aslan, rüzgara karşı kükremeden, kimse ne olacağını bilemez?
The gale roars relentlessly around the house.
Fırtına, evin etrafında durmaksızın kükremektedir.
It is out of love that my husband roars so.
Bu aşktan başka bir şey. Kocamın kükremesinin nedeni bu.
Luckily, a blacksmith heard the beast's roars.
Şansı varmış ki, bir demirci kükreme seslerini duymuş.
The Indian lion roars again.
Hint aslanı tekrar kükredi.
The Indian lion roars again!
Hint Aslan yine kükredi!
Luckily, a blacksmith heard the beast's roars.
Şansına bir demirci kükreme seslerini duymuş.
Breaking twigs and animal roars.
Dal çatırtıları ve kükreme.
Roars beyond the anomaly.
Anomali ötesinden kükremeler.
Results: 77, Time: 0.0976

Top dictionary queries

English - Turkish