ROMAN in Turkish translation

['rəʊmən]
['rəʊmən]
roman
roman
rome
rum
roma
rum
rhum
romalı
roman
rome
rum
romanın
roman
rome
rum
romanı
roman
rome
rum

Examples of using Roman in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
To kill a Roman.
Romalıyı öldürmeye.
Get the Roman!
Romalıyı yakalayın!
Ate up a big chunk of his earnings. although his swank Roman apartment.
Romadaki şaşalı dairesi, kazancının büyük bir kısmını yemiş olsa da.
Saturn is named for the powerful Roman god of agriculture and wealth.
Satürn, adını güçlü, Romaya özgü tarım ve bereket tanrısından alır.
But the Roman letter… Paul says we should fight the evil with the good.
Ama Romalılara mektubunda Pavlus, Kötülüğü iyilikle yenmelisiniz.
The styles of the earliest synagogues resembled the temples of other sects of the eastern Roman Empire.
İlk sinagogların tarzları, Doğu Romadaki diğer dînî grupların tapınaklarına benzerdi.
It has made Roman and everyone more money. Well.
Yine de, Romana ve diğerlerine epey para kazandırdı.
So, listen, I have asked Roman to be acting COO.
Romandan vekaleten COO olmasını istedim. Dinleyin şimdi.
So, listen, I have asked Roman to be acting COO.
Dinleyin şimdi. Romandan vekaleten COO olmasını istedim.
This really happened. Tell you about them sobbing women Who lived in the Roman days.
Gerçekten olmuş. Size Romalılar döneminde yaşayan Ağlayan kadınları anlatayım.
Listen, I have asked Roman to be acting COO… Actual COO.
Gerçek COO… teklif ettim. Romana ben CEO vekiliyken COO vekilim olmayı… Dinleyin.
I'm not playing a Roman Catholic!
Katolik Romalıyı oynamam!
You see that improbable Roman over there?
Şurada duran Romalıyı gördün mü?
You talked about Roman in the past tense.
Romandan bahsederken geçmiş zamanı kullandınız.
If you hadn't let Roman go then,
Romaya izin vermemiş olsaydın,
We might not be together now. If you hadn't let Roman go then.
Romaya izin vermemiş olsaydın, şimdi birlikte olmayabiliriz.
Or have a way of following Roman right now.
Ya da şu an Romayı takip etmenin bir yolu var.
You look like an ancient Roman.
Eski Romalılardan birisi gibi duruyorsun.
There's no sign of Maria or Roman anywhere.
Hiçbir yerde Romandan ya da Mariadan iz yok.
To solicit our help to resist the Roman invader. He's just arrived from Britain.
Britanyalı konuğumuz… Romalılara karşı yardımımızı istemek için gelmiş.
Results: 8524, Time: 0.0595

Top dictionary queries

English - Turkish