ROMANCE in Turkish translation

[rə'mæns]
[rə'mæns]
romantizm
romance
romanticism
romantic
romancing
aşk
love
romance
lover
romantik
romantic
romance
romantically
romans
romance
ilişkinin
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
romantizmi
romance
romanticism
romantic
romancing
romantizmin
romance
romanticism
romantic
romancing
romantizme
romance
romanticism
romantic
romancing
aşkı
love
romance
lover
romantiklik
romantic
romance
romantically
aşka
love
romance
lover
aşkları
love
romance
lover
ilişki
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
romantikliğini
romantic
romance
romantically
romantikliği
romantic
romance
romantically
ilişkisi
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
i̇lişkinin
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link

Examples of using Romance in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No time for romance.
Romans için vaktimiz yok.
Career versus romance.
Kariyerim aşka karşı.
I want romance.
Romantiklik istiyorum.
Ellen's boat romance, John Brindale.
Ellenın gemi aşkı, John Brindale.
But eventually, you may want to give this romance a second chance.
Ama sonunda, bu romantizme ikinci bir şans vermek isteyebilirsin.
Lately, he has been playing"Romance".
Son zamanlarda'' Romans'' çalıyor.
This started their famous romance.
İşte ünlü aşkları bu şekilde başlamıştır.
You want romance?
Romantiklik istiyorsun?
It's zombie romance.
Zombi aşkı böyle yaşanır.
You have chosen the worst time to start our romance.- I love you.
Seni seviyorum… Romantizme başlamak için en kötü zamanı seçtin.
The streets, the romance, the women.
Kadınlar… Caddeler, romans.
Rumored romance with the senator's husband.
Senatörün kocasıyla ilişki dedikoduları var.
Romance, late night, and world war ii music.
Romantiklik, gece geç saatler ve II.
An unrequited office romance. Christ.
Platonik ofis aşkı. Tanrım.
I love you… You have chosen the worst time to start our romance.
Seni seviyorum… Romantizme başlamak için en kötü zamanı seçtin.
their ill-fated romance didn't quite work out.
talihsiz aşkları pek yürümedi.
I just love to answer phones… This is the face of romance.
Telefonlara cevap vermektan hoşlanırım… Bu romans ın yüzü.
Romance we can leave to the rest of the world.
Romantikliği dünyanın kalanı yapabilir.
And romance. The daily double.
Ve aşka. bir çifte bahis.
Romance gone bad.
Romantiklik kötüye gitti.
Results: 1956, Time: 0.0575

Top dictionary queries

English - Turkish