ROSE PETALS in Turkish translation

[rəʊz 'petlz]
[rəʊz 'petlz]
gül yaprağı
gül yapraklarıyla
gül yapraklarının

Examples of using Rose petals in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's filled with rose petals, but.
Bu gul yapraklari ile dolu, ama.
That whole message in rose petals?
Bütün mesaj gül yapraklarıyla mı yazılmıştı?
That would explain the rose petals.
Bu gül yapraklarını açıklıyor.
made by PaIizzi, with some rose petals.
üzerinde bazı gül taç yaprakları ile.
These rose petals are like drops of blood on the snow…!
Karda kan damlaları gibi…''''… bu gül yaprakları!
They're just like little rose petals. Oh my Lord.
Tanrım. Küçük gül yaprakları gibiler.
Crushed coral and rose petals.
Ezilmiş mercan ve gülün taçyaprakları.
Don't believe him when he tells you It smells like rose petals, When it's supposed to smell like pussy.
Am gibi kokması gerekirken, size gül yaprakları gibi koktuğunu söylerse sakın inanmayın.
We will sprinkle rose petals on the bed and make love not just because it's romantic, but because I can.
Yatağa gül yaprakları serpiştirip sevişeceğiz. Sırf romantik olduğu için de değil, yapabildiğim için.
What it lacks in scattered rose petals, it makes up for in dinners with people you don't know.
Etrafa gül yaprağı saçarız ve tanımadığımız insanlar için yemek daveti veririz.
The first time we made love was on a bed of rose petals that he hot-glued to my mattress. He whispered in my native tongue that my body was a wonderland.
İlk sevişmemizde, gül yaprakları serpiştirdiği yatağımda kulağıma ana dilimde vücudumun bir harikalar diyarı olduğunu fısıldadı.
Romeo here filled a bathtub with champagne and rose petals, and when I got in, he insisted on drawing me.
Buradaki Romeo, küveti şampanya ve gül yapraklarıyla donattı ve ben içine girdiğimdeyse bunu resmetmek için ısrar etti.
What were once pink and succulent rose petals now take the form of the shredded,
Bir zamanlar pembe ve sulu gül yaprağı olan şimdi parçalanmış,
They're walking down the aisles, and they're dropping rose petals, and everyone's smiling at them,
Sıraların arasında yürüyor ve etrafa gül yaprakları saçıyorlar.- Ve herkes onlara gülümsüyor.-
May the same force that molded the beauty of these rose petals bless your union for eternity.
Bu gül yapraklarının güzelliğinin şeklini veren aynı güç birlikteliğinizi ebediyete kadar kutsasın.
Because I'm stalking your wife and lured her to my apartment so she could find me naked on a bed of rose petals.
Çünkü eşinin peşindeyim ve beni gül yapraklarıyla dolu yatağımda çıplak görsün diye onu kandırıp daireme çağırdım.
That white brow, eyelids like two white rose petals.
iki beyaz gül yaprağı misali göz kapakları, dokunaklı bir endişeyle titreyen bir vücut.
We will sprinkle rose petals on the bed and make love… not just because it's romantic, but because I can.
Yatağımıza gül yaprakları serpeceğiz ve sevişeceğiz… sadece romantik olduğu için değil, ben yapabildiğim için.
eyelids like two white rose petals, a body trembling with tender disquiet.
iki beyaz gül yaprağı misali göz kapakları, dokunaklı bir endişeyle titreyen bir vücut.
Tender baby lamb… simmered in a ginger and garam masala, followed by"pomigrani" chicken with rose petals.
Zencefil ve baharatla kızartılmış kuzu pirzolasıyla başlarsın, ardından gül yapraklarıyla süslenmiş tavukla devam edersin.
Results: 115, Time: 0.0423

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish