RUNNERS in Turkish translation

['rʌnəz]
['rʌnəz]
koşucular
track
cross-country
race
running
jogging
sprint
treadmill
ix-nay
roadwork
go
kaçakçıları
smuggler
trafficker
bootleg
coyote
of the narcos
's the dealer
the bootlegger
runners
kaçanlar
runners
runs
those fleeing
runaways
escape
fugitives
those
atletler
athlete
runner
jock
undershirts
singlet
hurdler
mathletes
koşucuları
track
cross-country
race
running
jogging
sprint
treadmill
ix-nay
roadwork
go
koşucu
track
cross-country
race
running
jogging
sprint
treadmill
ix-nay
roadwork
go
koşucuların
track
cross-country
race
running
jogging
sprint
treadmill
ix-nay
roadwork
go
kaçakçılarını
smuggler
trafficker
bootleg
coyote
of the narcos
's the dealer
the bootlegger
kaçak mı
fugitive
runners

Examples of using Runners in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
These drug runners will be on us before we know it.
Uyuşturucu kaçakçıları biz daha ne olduğunu anlayamayan tepemize biner.
Code blue! We got runners.
Mavi alarm. Kaçanlar var.
Ladies and gentlemen, runners and riders are coming to order.
Bayanlar baylar, sırasıyla, koşucular ve biniciler geliyor.
Many runners passed out in the heat.
Birçok koşucu sıcakta bayıldı.
Doosan runners on 1st and 2nd.
Doosan koşucuları 1. ve 2. kaleyi dolduruyor.
Once inside the zone, the runners have three hours.
İçeriye girdikten sonra koşucuların üç saati var.
And those drug runners we busted, they flipped on their bosses.
Ve o uyuşturucu kaçakçıları yakalanmış, patronlarını ele vermişler.
Get set…- Go! On your marks… Okay, runners.
İşaretimle… hazırlanın… Pekala, koşucular.- Başlayın!
They're gonna be watching as some 38,000 registered runners go by.
Yaklaşık 38 bin kayıtlı koşucu var, yani inanılmaz olacak.
Ruffneck runners on first and second.
Ruffneck koşucuları birinci ve ikinci bölgedeler.
The runners need greasing.
Koşucuların yağlanmaya ihtiyacı olur.
Sneak into hostile waters, hunt down drug runners and pirate vessels.
Düşman denizlere girip korsan teknelerini ve uyuşturucu kaçakçılarını avlamak için.
Murder in the museum, stolen Mayan gold, Colombian gun runners.
Müzede cinayet, çalınan Maya altını Kolombiyalı silah kaçakçıları.
Get set… Okay, runners.- Go! On your marks!
İşaretimle… hazırlanın… Pekala, koşucular.- Başlayın!
I will send runners.
Koşucuları göndereceğim.
Goddamn it! I want three runners!
Üç tane koşucu istiyorum! Allah kahretsin!
Just where did these McFarland runners come from?
Bu koşucuların geldiği… McFarland nerededir?
These hick airfields are always used by drug runners to transport their shit.
Bu küçük taşra havaalanları her zaman uyuşturucu kaçakçıları tarafından pisliklerini aktarmak için kullanılır.
Go! get set… On your marks… Okay, runners.
İşaretimle… hazırlanın… Pekala, koşucular.- Başlayın!
Most runners will slow down, but not you.
Çoğu koşucu yavaşlar, sen yavaşlama.
Results: 309, Time: 0.0696

Top dictionary queries

English - Turkish