ULAK in English translation

messenger
elçi
peygamber
resul
ulak
kurye
haber
courier
kurye
kargo
ulak
haberci
runner
kaçak
atlet
koşucu
bir ulak
valet
vale
uşak
hizmetçi
ulağı
park görevlisi
otopark görevlisi
bir ulakla
messengers
elçi
peygamber
resul
ulak
kurye
haber

Examples of using Ulak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Niruha, Büyük Tapınaka bir ulak gönderdim.
Niruha, I have sent a messenger to The Great Shrine.
Doğrudan iletişim kurabilir. Yönetici, sadece ulak'' dedikleri şeyler yoluyla.
The Director is only capable of communicating directly through what they call"messengers.
Paranı aldım. Umarım böyle daha çok ulak gelir.
Got your winnings. Hopefully, we get more messengers like that.
Fraksiyon, yakın zamanda ulak gönderdi.
And we know the Faction has sent messengers recently.
Yanına dört ulak al ve git!
Take three couriers and go!
Fakat sadece Fransız ulak kabul ettiğimi bilirler.
But they know I only accept French valets.
Üç tane ulak gönderdim fakat hiçbiri geri dönmedi.
I have sent three runners, none of them came back.
Şu ulak şahinlere bir bakın.
LOOK AT ALL THOSE MESSENGER HAWKS.
Benimle ulak şahinimi denemek ister misin? Hey, Aang?
HEY, AANG, YOU WANT TO TEST OUT MY MESSENGER HAWK WITH ME?
Fakat yalnızca Fransız ulak kabul ettiğimi bilirler.
But they know I only accept French valets.
Ulak sen misin?
You're the messenger?
Çocuklar ulak olarak başlarlar.
The kids start as messengers.
Ulak olarak başlamalısın.
You have to start as a messenger.
Hasodabaşım, payitahttan ulak geldi. Mektuplar var.
My concierge, a messenger has arrived from the capital with letters.
Onu özel ulak yapabilir misiniz?
Can you make it special delivery?
Ulak burada mı?
Frank Jamesin ulak ofisini soyduğunu kabul ettiğini söylüyorsunuz.
You say Frank James admitted robbing the express office.
Ulak ofisini sen soydun, değil mi?
You did rob the express office, didn't you?
Şehre ulak gönderdiler mi?
Have they sent a messengerto town?
Ulak sen misin?
You're the courier?
Results: 316, Time: 0.0313

Top dictionary queries

Turkish - English