SAILS in Turkish translation

[seilz]
[seilz]
yelkenleri
sail
the sailing
flail
yelken
sail
the sailing
flail
yelkeni
sail
the sailing
flail
yelkenlerini
sail
the sailing
flail
doğru yelken açmadan

Examples of using Sails in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And a ship With eight sails And 50 cannon.
Ve bir gemi sekiz yelkeniyle toplarıyla elli tane bekleyecek iskelede.
And the ship With eight sails And 50 cannon.
Ve bir gemi sekiz yelkeniyle toplarıyla elli tane kaybolacak benimle.
Pull both sails!
Yelkenlerin ikisinide çekin!
Looking at him, I could see white sails and blue water.
Ona bakarken, beyaz yelkenlileri ve mavi suları görebiliyordum.
With the mast and the sails and the occasional flag.
Direk ve yelkenli bir de bayraklı.
Make sure those sails are as black as night.
Geceye kadar o yelkenlerin karardığından emin olun.
I saw them painting the sails.
Yelkenlerin boyandığını gördüm.
Who needs sails?
Yelkenlere kimin ihtiyacı var ki?
Wind in the sails!
Rüzgar yelkenlere!
To fill your sails and shake your trees.
Yelkenlerinizi şişirip Ağaçlarınızı sallayan.
Why no Lannister sails?
Neden Lannister yelkenlisi değil?
Look at it. The sails are rotten.
Yelkenlere bakın, hepsi çürümüş.
Did you see a boat with red and black sails, with young people on it?
İçinde gençler olan siyah kırmızı yelkenli bir tekne gördünüz mü?
Crimson Sails'.- Alexander Green.
Kızıl Yelkenliler.- Alexander Grin.
Why not a Lannister sails?
Neden Lannister yelkenlisi değil?
Aye, matey. the wind looks a bit to ruffle our sails.
Rüzgar yelkenlerimizi sarsacak gibi duruyor, evet? Evet, dostlar.
I hear the rustling of sails. Quiet.
Sessiz… Yelkenlerin yeniden sesini duyuyorum.
Be quiet… I hear the sounds of sails fluttering in the wind.
Rüzgarda kanat çırpan yelkenlilerin seslerini duyuyorum. Sessiz olun.
Masts? But I thought she would not require sails.
Direkler? Ama yelkene ihtiyacı olmadığını düşündüm.
Quiet… I hear the reskin of sails.
Sessiz… Yelkenlerin yeniden sesini duyuyorum.
Results: 451, Time: 0.0735

Top dictionary queries

English - Turkish