SARAH in Turkish translation

['seərə]
['seərə]
sarah
sara
sara
sarah
epilepsy
saraha
sara
saranın
sarah
epilepsy
sarayı
sarah
epilepsy
saraya
sarah
epilepsy

Examples of using Sarah in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sarah, lights.
SARAH, ışıkları yak.
Sarah, lights.
SARAH, ışıkları aç.
Sarah, you can open the door.
SARAH, kapıyı açabilirsin.
Sarah, can you get the door?
SARAH, kapıya bakar mısın?
Sarah's not responding.
SARAH cevap vermiyor.
Sarah, what did you do?
SARAH, ne yaptın sen?
Sarah, please. I thought you left town.
SARAH, lütfen. Kasabadan gittiğini sanıyordum.
That's okay, Sarah.
Sorun yok SARAH.
Dearest mother happy mother's day written and directed by Sarah Adina Smith.
Sevgili ANNE ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN yazan ve yöneten SARAH ADİNA SMİTH.
Sarah, please. I thought you left town.
Kasabadan gittiğini sanıyordum. SARAH, lütfen.
You should live until you can cook like my Sarah.
Sarahım gibi yemek pişirene kadar yaşaman gerekir.
Sarah was barren and our Father Abraham did not abandon her.
Sarahta kısırdı ama İbrahim babamız onu terketmedi.
Will you come back inside, please, and apologize to Sarah?
İçeri gelip, Sarahtan özür diler misin lütfen?
Okay, fine. Then you can have your phone back when you apologize to Sarah.
Pekâlâ, Sarahtan özür dilediğinde telefonunu geri alabilirsin.
We got rid of Sarah so we could share Brad.
Sarahtan kurtulduk, böylece Bradı paylaşabilirdik.
I need you to stay away from Sarah today.
Bugün, Sarahtan uzak durman gerekiyor.
When my Sarah makes.
Benim Sarahım çorba yaptığında.
My Sarah couldn't do what needed to be done.
Benim Sarahım yapılması gerekeni yapamadı.
Sarah Ashley.
Sarah Ashley.
What?- Sarah thinks she saw someone.
Ne o? -Sarah birini gördüğünü sanıyor.
Results: 14855, Time: 0.0662

Top dictionary queries

English - Turkish