SCARRING in Turkish translation

['skɑːriŋ]
['skɑːriŋ]
yaraları
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
izler
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
yara
work
to be useful
skar
scar
skarlaşma
scarring
yaralar
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
yaralanma
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
yarayı
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
iz
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication

Examples of using Scarring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
TB scarring to the lungs… The phlegm fatale. Cirrhotic liver.
Aşırı balgam. Karaciğerde siroz, akciğerde verem yaraları.
Yeah, there's a lot of scarring in there.
Evet, çok miktarda skarlaşma var.
As you both observed, the external scarring indicates a prolonged period of abuse.
Sizin de gördüğünüz gibi, harici yaralar uzun süre kötü muameleye maruz kaldığını gösteriyor.
Scarring indicates multiple surgeries.
Yara izleri birden fazla ameliyat olduğunu gösteriyor.
Do you recall any evidence of major injury, any noticeable scarring,?
Büyük bir yaralanma veya belirgin yara izi falan var mıydı?
If I'm Right, You will See Scarring Of The Heart.
Eğer haklıysam, kalpte skar dokusu göreceksin.
Minimal scarring. Minimal scarring.
Çok az yara. Çok az yara.
And down here, you will notice some deep scarring On the inside of the ankles.
Ve burada ayak bileklerinin içindeki derin yaraları göreceksiniz.
Why would I have scarring?
Neden yaralanma olsun ki?
Lesions, scarring, something-- Okay, like what?
Lezyonlar, yaralar… Ne gibi?
The scarring looks to be at least a few years old.
Yara izleri en fazla… birkaç yıllık görünüyor.
The scarring would be minimal at first.
İlk etapta, yara izi en aza indirgenecek.
I think I will cause more scarring.
Sanırım ben daha çok yara alacağım.
I also found esophageal scarring and enamel loss.
Ayrıca özofajiyal yaralanma ve diş minesi kaybı buldum.
The scarring pattern on his hands is very distinctive, fish-hooks.
Ellerindeki yaralar çok belli, olta kancaları.
Scarring, too.
Yara izleri de var.
To repair the nerve damage and cover the scarring.
Sinirsel hasarı düzeltmek ve yarayı kapatmak için.
This fresh scarring?
Bu yara izi yeni mi?
No cuts, no scarring.
Kesik, yara yok.
Janzo said I should apply this several times a day to prevent scarring.
Janzo, bunu uygulamam gerektiğini söyledi yara izini önlemek için günde birkaç kez.
Results: 134, Time: 0.0611

Top dictionary queries

English - Turkish