SCATTERING in Turkish translation

['skætəriŋ]
['skætəriŋ]
saçılma
scattering
dağıtmak
distribute
to smash
to break
handing out
to give out
deal
redistribution
to allay
to blow up
to disperse
saçılım
hair
haircut
hairdo
dağılma
scattering
disband
to dissipate
dağılımı
distribution
dispersion
dispersal
is the dissipation
of diffusion
scattering
serpiştirmeyi
scattering
saçılımı
hair
haircut
hairdo
saçılan
hair
haircut
hairdo
dağıtma
distribute
to smash
to break
handing out
to give out
deal
redistribution
to allay
to blow up
to disperse
dağılmak
scattering
disband
to dissipate

Examples of using Scattering in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Scattering billions of spores cultivated in this jungle. It will explode in deep space.
Derin uzayda patlayarak… bu ormanda yetiştirilmiş milyarlarca spor saçacak.
Similar diffraction patterns can be produced by scattering electrons or neutrons.
Benzer kırınım modelleri elektron veya nötron saçılımlarıyla elde edilebilir.
These scattering methods generally use monochromatic X-rays,
Bu saçılma metotları genellikle monokromatik X-ışınlarını kullanır;
Deep inelastic scattering is the name given to a process used to probe the insides of hadrons(particularly the baryons,
Derin inelastik saçılma, elektron, müon ve nötrino kullanarak hadronların( özellikle proton ve nötron gibi baryonların)
Several real-world electromagnetic problems like electromagnetic scattering, electromagnetic radiation,
Elektromanyetik saçılım, elektromanyetik radyasyon, dalga yapısı modellemesi
In the elastic scattering interaction, a neutrino collides with an atomic electron
Elastik saçılma etkileşiminde, bir nötrino atomik elektronlardan biriyle çarpışır
Inelastic scattering is useful for probing such electron excitation,
İnelastik saçılım bu şekil elektron uyarılmalarını araştırmada kullanışlıdır,
The attenuation of light of all frequencies and wavelengths is due to the combined mechanisms of absorption and scattering.
Bütün frekans ve dalga boyundaki ışıkların güçsüzleşmesi soğurma ve dağılma mekanizmalarının birleştirilmesine bağlı olarak gerçekleşir.
Apart from providing information on sources of radiation and scattering, polarization also probes the interstellar magnetic field via Faraday rotation.
Dışında radyasyon ve saçılma kaynakları hakkında bilgi vermekten, polarizasyon de Faraday dönme yoluyla yıldızlararası manyetik alan sondalar.
silica can have extremely low absorption and scattering losses of the order of 0.2 dB/km.
silika oldukça düşük soğurma özelliğine ve 0,2 dB/m kadar saçılım kaybına sahip olabilir.
Several condensed matter experiments involve scattering of an experimental probe,
Dağılma Çeşitli yoğun madde deneyleri X ışınları,
Instead of scattering ourselves across the Quadrant in pursuit of prey, we could simulate the hunt and give ourselves a chance to rebuild our civilization.
Kendimizi av peşinde koşmak için bu Çeyrekte dağıtmak yerine av simülasyonlarını kullanarak tekrar bir araya gelip medeniyetimizi yeniden inşa edebiliriz.
Light scattering in liquids and solids depends on the wavelength of the light being scattered.
Sıvılarda ve katılarda gerçekleşen ışık dağılımı, dağılan ışığın dalga boyuna bağlı olarak meydana gelir.
The term scattering matrix was used by physicist
Saçılma matrisi terimi ise 1947 yılında,
is a high frequency method for solving electromagnetic scattering problems from electrically small discontinuities or discontinuities in more than one dimension at the same point.
bir noktada birden fazla boyuttaki süreksizliklerden gelen elektromanyetik saçılım problemlerini çözmek için uygulanan bir yüksek frekans methodudur.
its degree of polarization, and orientation the e-vector angle, or scattering angle.
yönlendirmede( e-vektörü açısı, ya da dağılma açısı) karakterize edilir.
And give ourselves a chance to rebuild our civilisation. we could simulate the hunt Instead of scattering ourselves across the quadrant in pursuit of prey.
Medeniyetimizi yeniden inşa edebiliriz. av simülasyonlarını kullanarak tekrar bir araya gelip Kendimizi av peşinde koşmak için bu Çeyrekte dağıtmak yerine.
Distributed both between and within these domains are microstructural defects that will provide the most ideal locations for the occurrence of light scattering.
Bu domainlerin hem arasına hem de içine ışık dağılımı için en ideal yeri veren mikro yapıdaki kusurlardır.
Polarizing filters use these effects to optimize the results of photographing scenes in which reflection or scattering by the sky is involved.
Polarize filtreler gökyüzü ile yansıma veya saçılma dahil olduğu sahneleri fotoğrafını sonuçlarını optimize etmek için bu efektler kullanılmaktadır.
Bhabha gained international prominence after deriving a correct expression for the probability of scattering positrons by electrons, a process now known as Bhabha scattering..
Bhabha, pozitronların elektronlar tarafından saçılım olasılığına makul biraçıklama getirdikten sonra( Bhabba saçılması olarak bilinir) uluslararası bir ün kazandı.
Results: 149, Time: 0.0794

Top dictionary queries

English - Turkish