SCREECHING in Turkish translation

['skriːtʃiŋ]
['skriːtʃiŋ]
sesleri
sound
voice
audio
noise
vocal
volume
loud
sonic
tone
cırtlak
shrill
squeaky
screeching
screaming
loud
gaudy
çığlık
scream
cry
shriek
shouting
whoop
hollerin
sesi
you
i
your
's
etcets
gıcırtıyı
squeaking
creak
grissy
seslerinden
sound
voice
audio
noise
vocal
volume
loud
sonic
tone

Examples of using Screeching in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The horrible screeching?
Korkunç çığlığı mı?
Screeching tyres.
Gıcırdayan lastikler.
This sounds like screeching cats.
Cırlayan kedi gibi sesleri var.
Screeching tires.
Feryatlaşan Yorgunluklar.
Toy screeching OLD MACDONALD HAD A FARM.
Oyuncak cırtlaması YAŞLI MAC DONALDIN BİR ÇİFTLİĞİ VARDI.
All swooping and screeching and diving around the car.
Hepsi de çığlıklar atıyor ve arabamıza saldırıyordu.
A screeching sound.
Hyena screeching!
Sırtlanın çıglığı gibi!
The screeching… sound. Warning.
Çatırtıyor… Ses.- Uyarı.
Screams Tires Screeching.
Çiğliklar fren sesi.
A grown woman screeching like a cat on a bonfire.
Ateşe düşmüş kedi gibi çığlık atan yetişkin bir kadın.
Anyway it suddenly started screeching I thought.
Birden çığlık atmaya başladı. Ben sandım ki.
For heaven's sake, stop that screeching.
Tanrı aşkına kesin şu zırıltıyı.
Wait, you can understand their screeching?
Bekle, bunların çıkardığı cızırtıyı anlayabiliyor musun?
A bunch of skinheads screeching like monkeys?
Bir grup dazlak maymunlar gibi çığlık mı atıyor?
Legadema's destiny would be intertwined with these screeching alarmists high up in the forest.
Legademanın kaderi bu ormanın yükseklerde yaşayan alarm hayvanları ile birlikte kesilmiş.
Guitars screeching.
It kept kicking and screeching even before the race started.
Daha yarış başlamadan tekmelemeye ve bağırmaya başladı.
All swooping and screeching and diving around the car.
Ve arabamıza saldırıyordu. Hepsi de çığlıklar atıyor.
Imagery coloured navy blue, industrial noise and screeching. a haunted young woman.
Laciverte çalan bir görüntü, tekinsiz genç kadın… endüstriyel sesler ve tiz çığlıklar.
Results: 73, Time: 0.09

Top dictionary queries

English - Turkish