SELIM in Turkish translation

selim
salim
s'lim
sιlim
sélim
selimin
flood
sei
torrent
to flooding
selimi
flood
sei
torrent
to flooding
selime
flood
sei
torrent
to flooding
selimciğim
salim
s'lim
sιlim
sélim

Examples of using Selim in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In front of the Selim Mosque.
Yavuz Selim Camiinin önünde.
Yes, bro. There is a Selim around here.
Buyur, kardeş. Selim diye biri varmış burada.
There is a Selim around here. Yes, bro.
Buyur, kardeş. Selim diye biri varmış burada.
Selim! How do you like it? Brother!
Selim abi! Nasıl oldum?
Selim… thank you for the dress… Oh, Selim!.
Selim abi… Elbise için teşekkürler!
You have been kind of funny lately, Selim.
Sizde de son zamanlarda bir hoşluk var Selim abi.
Ahmed Selim.
AHMED SALEEM.
the Mufti of Cyprus officially renamed the mosque"Selimiye Mosque", in honor of the Ottoman sultan Selim II, who headed the empire during the conquest of Cyprus.
Kıbrısın fethi sırasında imparatorluk yapan Osmanlı sultanı Selimin onuruna camiye resmen'' Selimiye Camii'' adını verdi.
If that Quran doesn't get here I will incinerate you, Selim, his father and uncle.
Eğer o Kuran buraya gelmesin seni de, Selimi de, babasını da amcasını da çıra gibi yakarım.
During the reign of Selim II(1566-1574), the building started showing signs of fatigue
II. Selim döneminde( 1566-1574) yorgunluk ya da dayanıksızlık belirtileri gösterdiğinde,
History==In the late 11th century, Egypt was ruled first by the Bahri dynasty and then by the Ottoman Sultan Selim I in 1517 after defeating the Mamlukes at the Battle of Ridaniya near Cairo in northern Egypt.
Tarih ==11inci yüzyılda, Mısır bahri hanedanı tarafından ilk daha sonra Osmanlı Sultan I. Selim yönetildi 1517da Ridaniye Muharebesi ile Mısırı fethetmesinden sonra başlayan Türk hakimiyeti ile bölgeye yerleşen Türklere verilen addır.
said to the Ottoman Sultan Selim II to that effect in 1570.
1570 yılında Sultan II. Selime söyledikleridir.
Orhan Dogan, Selim Sadak and Hatip Dicle has asked the PKK to declare an unconditional and indefinite ceasefire.
Orhan Doğan, Selim Sadak ve Hatip Dicle liderliğindeki yeni bir Kürt siyasi hareketi PKKdan şartsız ve sınırsız ateşkes ilan etmesini istedi.
Selim III(Ottoman Turkish:
Selim( Osmanlı Türkçesi:
Albania's Foreign Ministry said the agreement-- signed by the Albanian Deputy Foreign minister Selim Belortaja and Serb Ambassador in Tirana Miroljub Zaric--"is based on the principles of full reciprocity between the two states, the good will and the mutual co-operation.
Arnavutluk Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Arnavutluk Dışişleri Bakan Yardımcısı Selim Belortaja ve Sırbistanın Tiran Büyükelçisi Miroljub Zariç tarafından imzalanan anlaşmanın,'' iki devlet arasındaki karşılıklılık, iyi niyet ve ikili işbirliği ilkelerine dayandığını'' söyledi.
The residents of the neighborhoods established in Piyalepaşa Quarter during the era of Suleiman the Magnificent and Selim II were composed of masters in maritime
Piyalepaşa semtinde Kanuni ve İkinci Selim zamanında kurulan mahallelerin sakinleri adalardan, Yunanistandan ve Gürcistandan sürgün olarak getirilen denizcilik
In the signing ceremony organized in the Şeyh Edebali Culture and Congress Center, Bilecik Mayor, Selim Yağcı, said that they added an article to the community regulations banning smoking in parks,
Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen imza töreninde,
Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Dogan and Selim Sadak were sentenced in 1994 on charges of collaboration with the Kurdistan Workers' Party, a terrorist organisation that led a bloody, 15-year separatist campaign in Turkey's mainly Kurdish southeast.
Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, Türkiyenin Kürt nüfusunun en yoğun olduğu güneydoğu bölgesinde 15 yıl boyunca kanlı bir ayrılıkçı isyan yürüten terör örgütü Kürdistan İşçi Partisiyle işbirliği yaptıkları suçlamasıyla 1994 yılında hapis cezasına çarptırılmıştı.
In an adverse case scenario, in which the turmoil spreads to the rest of the region and risk sentiment becomes extremely negative, Turkey remains among the vulnerable countries with its high current account deficit," said Selim Cakir, an economist from TEB bank.
TEB bankası ekonomistlerinden Selim Çakır ise,'' Karışıklıkların bölgedeki diğer yerlere de sıçradığı ve risk hissinin aşırı derecede negatif olduğu olumsuz bir senaryoda, Türkiye yüksek cari açığı nedeniyle savunmasız ülkeler arasında kalacaktır.'' diyor.
Zana, 47, and three other lawmakers of the now-defunct Democracy Party(DEP)-- Hatip Dicle, Selim Sadak and Orhan Dogan-- lost their parliamentary immunity in 1994 and received 15-year prison sentences for their alleged ties to militants from the PKK.
Yaşındaki Zana ve şimdilerde dağılmış durumdaki Demokrasi Partisinin( DEP) diğer üç milletvekili -Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan- 1994 yılında dokunulmazlıklarını kaybettiler ve PKK militanlarıyla bağlantılı oldukları iddiasıyla 15er yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
Results: 293, Time: 0.0385

Top dictionary queries

English - Turkish