SINGING in Turkish translation

['siŋiŋ]
['siŋiŋ]

Examples of using Singing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The making out with the random guy? The singing, the fighting?
Şarkı söylemek, kavga, rasgele bir adamla öpüşmek?
Both love singing, both short and swarthy,- Yes, there are.
Evet var. Her ikisi de şarkı söylemeyi sever, kısa ve esmerdir.
You better start singing, little bird!
Ötmeye başlasan iyi olur velet!
There's an inter-school singing competition.
Okullar arası bir şarkı yarışması var.
Singing"My Little Heart. That was famous singer Greta Del Torres.
Ünlü şarkıcı Greta DelTorresten dinlediniz…'' Benim Küçük Kalbim.
I have a recording of Javier singing it six months ago.
Javierin bu şarkıyı 6 ay önce söylediğine dair kayıt var elimde.
I'm studying acting and singing and someday i'm gonna be just like you.
Oyunculuk ve şarkıcılık eğitimi alıyorum ve bir gün aynı sizin gibi olacağım.
Yeah, I know his list: singing, skydiving, sunrise.
Evet, listesini biliyorum: Şarkı söylemek, paraşütle atlamak, gün doğumu.
Eddie, please. We may have to institute a ban on singing here!
Lütfen. Burada şarkı söylemeyi yasaklamamız gerekebilir. Eddie!
For a singing competition.
Bir şarkı yarışması için.
The frogs have started singing!
Kurbağalar ötmeye başlamış!
I}renowned actress and singing star{y: i}Pia Zadora.
Bayanlar ve baylar… uluslararası ünlü şarkıcı yıldız Pia Zadoraya alkış.
All that singing got in the way Of some perfectly good murders.
Tüm o şarkılar, mükemmel cinayetlerin arasına girip durdu.
Try singing again.
Şarkıyı tekrar dene.
From what I have heard, your singing career was almost nonexistent.
Duyduğuma göre, şarkıcılık kariyerin yok gibiymiş.
No, he's not… he's not a fool for singing.
Hayır, değil… şarkı söylemek için ahmak değil.
How I have dreamed of singing this… imagine singing with Bill Evans.
Bunu söylemeyi nasıl hayal ettim… Bill Evans ile şarkı söylemeyi hayal et.
This is like the march on Washington, but for a singing show.
Washington Yürüyüşü* gibi, ama bir şarkı yarışması için.
You're gonna die, Lark, unless you start singing.
Öleceksin Lark, eğer tabi ötmeye başlamazsan.
So here's Jack Malik, the singing wholesaler,"In My Life.
Kaşınızda Jack Malik, toptancı şarkıcı.
Results: 2880, Time: 0.0506

Top dictionary queries

English - Turkish