SLAUGHTERED in Turkish translation

['slɔːtəd]
['slɔːtəd]
katletti
slaughtering
to massacre
killing
slaying
murdering
öldürdü
to kill
murder
doğradım
chopping
cutting
carving up
öldürüldü
to die
death
dead
killed
kestiler
cut
stop
to interrupt
to slit
shut down
amputate
hacking
chopping off
slaughtering
slice
katledildi
slaughtering
to massacre
killing
slaying
murdering
katlettiler
slaughtering
to massacre
killing
slaying
murdering
katletmiş
slaughtering
to massacre
killing
slaying
murdering
öldürdüler
to kill
murder
doğramış
chopping
cutting
carving up
öldüren
to die
death
dead
killed
doğradı
chopping
cutting
carving up
öldürülmüş
to die
death
dead
killed
ölmek
to die
death
dead
killed

Examples of using Slaughtered in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The previous owner slaughtered his family, and then hung himself.
Eski sahibi ailesini katletmiş sonra da kendini asmış.
Greeks are being slaughtered.
Yunanlılar katledildi. Böyle gidemeyiz.
And I slaughtered them like animals!
Hayvana benziyorlar… Ben de hepsini hayvan gibi doğradım.
My grandfather's family. General Pickens slaughtered the Uktena tribe.
Büyükbabamın ailesini General Pickens Uktena kabilesini katletti.
This prick slaughtered us!
Bu piç bizi öldürdü!
They sent in the Charrids, slaughtered my crew, tortured me.
Şaritleri gönderdiler, ekibimi katlettiler, bana işkence ettiler.
They slaughtered them, Zingaro!
Hepsini öldürdüler, Zingaro!- Kahretsin!
Your castle is surprised, your wife and babes savagely slaughtered.
Baskın yapıldı kalene karın ve yavruların katledildi vahşice.
The whole city of Hebron slaughtered Jews then.
Araplar 67 Yahudiyi Hebron şehrinde öldürdü.
We were farmers and they slaughtered us. So why is he saving them?
Bizi katlettiler.- O halde onları neden kurtarıyor?
Devoted. To a man who slaughtered two dozen women.
İki düzine kadını doğramış bir adama. Kendini adamış.
Slaughtered his whole family and sat them at the Thanksgiving table.
Tüm ailesini katletmiş ve onları Şükran Günü masasına oturtmuş.
They slaughtered them, Zingaro! Goddamn!
Hepsini öldürdüler, Zingaro!- Kahretsin!
Even my own brother, Giuliano, slaughtered in a house of worship on holy Easter Sunday.
Hatta kardeşim Giuliano, Paskalya Gününde ibadethanede katledildi.
It wasn't the archangels that slaughtered the knights.
Savaşçıları öldüren baş melekler değildi.
Slaughtered the royal family. Jane.
Kraliyet ailesini katlettiler.- Jane.
They slaughtered them, Zingaro!
Hepsini öldürdüler, Zingaro!
At the age of six, Luther Boggs slaughtered every pet animal on his housing project.
Altı yaşında,… Luther Boggs evinin sınırlarındaki tüm evcil hayvanları katletmiş.
To a man who slaughtered two dozen women.
İki düzine kadını doğramış bir adama.
The village destroyed, men slaughtered, all the women raped.
Kasaba yerle bir edildi; erkekler katledildi bütün kadınlara tecavüz edildi.
Results: 422, Time: 0.0628

Top dictionary queries

English - Turkish